Yangın Yerinde Orkideler

 

Beğendim, güzel oyun. peşin peşin söyledim.. Değdi bana, temas etti. Konusu da oyunculuklar da öyle, yine de sallayacağım tabi ki oyuna argo tabirle, ne yapacaktık ya ? harika mı diyecektim sadece, mükemmel mi ? benim yaptığım işlerden daha mı diyecektim sanki ya da ne bilim ellerine sağlık mı ? emeklerine sağlık ama tek tek defalarca..

 

Çok iyi başladı oyun ya, yani tam istediğim gibiydi, Akşamdan Kalma oyunumun başını düşündüm, sanki prova alıyorduk.. benzemiyooooo telaş yok, sadece açılış açılış işte..

 

güzeldi güzel, bence izlenir tekrar, ben bir daha izlerim mesela, zaten beğendim diyorsan izleyeceksin arkadaş bir daha.. 6 oyuncu vardı sahne de bence 6 oyuncu vardı sahnede.. gereksiz kimse yoktu.. bir kağıt parçasını almak için ya da sahnede dolanmasın için ya da tüm oyun boyunca anlamsız manasız gereksiz şekilde sadece “merhaba” diyen de yoktu.. güzeldi diyorum da işte oyun.. samimiydi oyunculuklar içtendi.

 

Afiş süper! laf söyletmem aşık oldum net! Dekor da öyle şüphesiz.. rıhtımsa, martı sesi varsa, denizin kenarındayız demekse eğer, bir iskele ya da baba vb. dekor da gerekirdi diye düşündüm..

 

tabi ki matine saatinde izledim yani 15:00’da.. uzak da uzak sahne eve dönüş hep problem akşamın o saati.. yalana bak bende ki ya, gecenin körü maçtan dönmeyi biliyorum ama..

 

Oyuncuların donu gözükmeme korkusu nedir anlamıyorum, yahu orospuyu oynuyorsun donum gözükmesin seyirciye diye eteğini kapatıyorsun ? denize karşı oturan bir orospu, yanında oturan dilenciden mi utanır, kankası zira dilenci.. partiden çıkmış zengin bir kadın denize karşı bir bankta otururken, o içmiş kafayla eteğini mi düzeltir ? kan beynime çıkıyor bu tarz şeyleri görünce sahne de.. direk oyundan kopuyorum.. saçmalık..

Evde oturuyor tek başına kadın, oyunda eteğini örtüyor donu gözükmesin! Meraklıydık ya senin donuna! Senin donun için geliyoruz ya biz oraya! Don görmedik ya hiç.. mesela hastasıyız biz, "bu oyunda ne renk giydi" diye merak ediyoruz her oyuna geliyoruz, bu mu Tiyatro ? donunun gözükme ihtimali olmayan bir işe gir mesela sen, olmaz mı ? ben bir yazar olarak oyunum öyle oynansa oynanmaması için ne gerekiyorsa yaparım saçmalık ötesi..  kızdım..

 

Kuru sıkı silah tutukluk arıza yaptı.. parayı kıyın da, patlamazsa bir sonraki oyunda, "hiç" olmasın oyun, olmaz mı ? yüksek ihtimalle son saniye havaya ateş ettiklerinde, ses efekt olarak geldi silah arızasından dolayı.. havaya sıkıp kendini öldüren ilk oyuncu olarak tarihe geçti çünkü..

 

Şarkıyı ya dışarıdan vereceksin, ya oyuncu söyleyecek, değil mi ? hem dışarıdan verip hem sahnede mırıldanmak nedir ? oyunun başında ilk şarkı erken girdi tutturamadılar senkronu o da biraz komik oldu.

 

“Şampanya sahici mi“ sağlamdı çok hoşuma gitti, şarap diye vişne suyu içiyorlar, küfrediyorum artık ya, seyirciye yapılan terbiyesizlik başka açıklaması yok.. güzeldi oyuuuun siz bakmayın bana, daha iyi olmalı kafasında sallarım ben.. şampanyanın kokusu gelmedi zira eğer bu gönderme sonrası elma suyu ise........

 

İlk perde ve oyun sonu müzikleri harikaydı sözleri de öyle, diğerleri ıı.. canlı müzik olmalı bu oyunda net, daha da bir şey söylemiyorum!

 

Seyirci ile interaktif olunacaksa olunsun, arafta kalınmasın yahu, bir soru soruyorsan cevabını al, bön bön bakma seyirciye, neden mi ? çünkü seyirci cevap mı verecek, mizansende mi var da saygısızlık mı yapacaüım diye düşünüp anlam veremiyor, ne gerek var ki buna, sor bekle cevabı, alana kadar da gitme, illa ki cevap veren çıkar..

 

Kırmızı oje sürüp, topuklu ayakkabı giyip, paçoz paçoz konuşunca sadece, “orospu” olunmuyor, birinin söylemesi gerekiyor bence.. eteği örten orospu görmedim ben hiç, nerede mi ? izlediğim sayısını hatırlamadığım film ve oyunda.. lise üniversite kulübü amatör oyunları değil bahsettiğim, oyun oyun, film de film..

 

Selam neden toplu verilir ki ? ben de oyuncuyum ne kadar oyuncu olduğumu yazsa da biri okusa küfür etse bile teşekkür ederdim valla o bile bir göstergedir, onurdur. Kimse bana toplu selam verdiremez. Siktir lan! Ben görücem seyirci bana ne not vermiş ? sen ne beni herkesle alkışlıyorsun.. yemiyorsa kulis de otur durum net.. oyuncu yalnız başına selam verip seyirci ile bütünleşemiyorsa ne manası var ki oyunu oynamasının ?

 

Ticari bir ürün gibi, perde kapanmasını beklemeden gitti adam ya.. el salladı bir de! Acelesi vardı sanırım idda kuponu falan yapacaktı.. e ne diyeyim başka.. ne acelen var be adam.. seni hayatında ilk ve son kez gördü belki seyirci.. nereye abi ? nereye ? ne bu acele ? Tiyatro memurluğundan nefret ediyorum arkadaş! Yani sen beni seyirciyi orada tatmin etmek bir yana, kaçıyorsan hadi kapansın perde diye, biri şunu demeli “arkadaş seni bu işkenceden kurtarıyorum, sen bu işi artık yapma” adama eziyet izleyene eziyet! Sonra seyirci gelmiyor..

para alıyorsun doğru mu ? doğru.. dekor taşımıyorsun ? ışık yapmıyorsun ? ses yapmıyorsun ? sen sadece oynuyorsun gidiyorsun. .bak ne diyeceğim sana, sen artık senin yerinde olması gerekip “zevkle, gururla, onurla, hasretle, aşkla sürünen” insanların yerini boşalt artık.. sen git dizide trilyar dolarlar eurolar liralar rubleler yenler kazar.. doy paraya, için de yüz hatta, o sahne de insanların hakkına girme olmaz mı ?

Tiyatro yapma fırsatı bulup, huzurla ve mutlulukla, maddi manevi sıkıntısı olmadan tiyatro yapmak! Neyse bu konu uzar zira bu kafada olan çok insan var, hepsi de belli..

Beğendiğim oyun için yazıyorum bunları çünkü maalesef beğendim! Beğenmesem neden yazayım ki, zaten bitik oyun bir de mesai harcamaya gerek mi var!

İnadına matinede gidiyorum, profesyonellik budur, her zaman her yerde her şartta oynayacaksın.. “amaan 30 sene çık sahneye seni de görelim” bu mu.. buysa eğer zamana bırakalım birbirimizi tatlış olur mu..

 

Işık odası ile paslaşmaya ne gerek var, el şıklatacak müzik girecek, ne gerek var ? bu oyunun buna ihtiyacı mı var ? oyun zaten ağır bir oyun, derin bir oyun, üstelik yerli yazar ve yerli yönetmen.. yurt dışından salak saçma gördüğü şeyleri burada uygulamayan bir yönetmen, bana göre genç yaşta vefat eden bir yazarın oyununu sahnelemiş ve sağlam oyuncularla.. oyuncular sağlam, benim kızdığım, sitem ettiğim o oyun ki performanslarıdır.. sapla samanı karıştırmamak lazım.. alınan varsa zaten taş oturmuş demek ki, sen tümden düşünebilirsin, sana olmuş bu cümleler..

 

Benim boş bir odam var onun için eğer o kabul ederse tabi..

 

güzeldiiiiii ben iyi zamanlarına denk gelmedim hepsi o..

 

İçimde kalır bu sefer yazmam lazım ! 500 kişilik salona 10 kişilik erkek tuvaleti yapan mimara ödül vermek lazım, emeği geçen bütün herkese ödül vermek lazım.. su satan makine bozuk mesela.. metal eşyam varmış ötüyormuş tekrar geçecekmişim.. varlık için de yokluk böyle bir şey bence.. yani her imkana sahip olman ama hizmet kalitesi yerlerde.. vallahi bu bir başarı.. şaka yapmıyorum bu bir başarı derken.. ben işletme okudum, bana para versen yapamam.. verdiler zamanın da para, defalarca bıraktım işi.. eskiden üzülüyordum bu duruma artık alıştım, imkan geçince elime değerlendirmek için hazırlık yapıyorum üzülmek kızmak yerine. 10 liraya bu kadar hizmet diyorsan eğer sen, adam gibi hizmet kalitesi ve oyun için kaç para gerektiğini de söyle, bakarsın o zaman ilgi artar.. boş koltuk yok bilet alamıyorsun salonun %30’u boş! Neden diyen yok yahu!

 

Ocak ayına bilet alamadım iyi mi yoğunluktan canım sıkkın, çıkmış bitmiş salonlar yine boş! neyse artık izleyeceğiz bir şekilde.. Yaşayacak Tiyatro..

26.12.2016 Pazartesi, 02:53