Yılbaşı

 

Aslında bu yazının başlığı Yalnızlık olacaktı ama düşündüm ki ikisi de aynı kapıya çıkıyor, e o zaman fark etmez dedim böyle kaldı. Senaryoyu düzenledim ekstra sahneler ekledim gözlerim bitik, sol el baş parmağım klavyeye basmaktan acıyor şuan ama yine de bu yazıyı yazmak istedim. Sevdiği kıza sevdiğini söyleyemeyen platonik aşık olmak zorunda kaldığım lise yıllarım geldi aklıma, tek kelime edemezdim, insanlar inanmıyor öyle davranmış olabileceğime ama gerçeklerden ve yaşanmışlıktan kaçılmıyor durum bu. tanışmadan nasıl sevebiliyorsam bir kızı komedyenliğim oradan işte..

Neyse yazıyorum işte, gücüm yetene kadar yazacağım sanırım, yazmak hoşuma gidiyor, iyi hissettiriyor, bazen kendi yazılarıma denk geliyorum, ki genel de geçmişe dönüp okumayı sevmem, hoş oluyor denk geldikçe okumak..

instaya foto atıyorum, yemek yiyorum, yazı yazıyorum en son film koyup uyuya kalıyorum güneş doğmuş oluyor..

artık bu saate kadar uyunur mu cümlesi bu saate kadar çalışıyorsan tamam şeklinde değişti, şunu farkettim 2’de uyanıyorum 8 saat uyumuş oluyorum, eskiden daha fazla uyurdum avantajlı bir durum sanırım benim açımdan.

 

Bazen kendimi aldatılmış gibi hissediyorum, çok kötü bir his bu, derinden kötü, acı veren, hak etmişim demek ki hissettiğime göre, öyle klasik aldatılmaktan daha acı bence, neyse bu konuda yazdıkça düşünüyorum ve duygu üretiyor hislerim o yüzden daha da zor oluyor, rahatsız oldum birden o yüzden yazdım, arada böyle duygu nöbetleri oluyor, hoş şimdi çok çok azaldı, gözden ırak olayı sanırım, rüyalar sabah sendromları neydi bir ara ya, vuuuu aman aman.. yazmak iyidir..

 

Hala Yılbaşına gelemedim orası da ayrı bir konu.. dün annemin doğum günüydü! Engin sağ olsun yine konuşturdu hünerini ve ef sa ne pasta yaptı, hazır alacaklardı la ne gerek var dedim, Engin büyüksün dedim! kıyamaz bana yapar, geçen de ıslak kek yaptı, böyle bir şey olamaz ya! Akvaryumu hala kuracağım dalga geçiyorlar artık benle kuzen de o da.. yarın bakıyorum ama alacağım balıklara sahibi ile konuştum kolaylık sağlayacak. Hediye almışlar Asi verdi anneme, hediye kavramını bir kez daha gözlemleme fırsatım oldu zira nasıl bir şey olduğunu unutmuşum.

 

Yılbaşı geliyor, ilk yalnız yeni yıla giriş, annem bile davet almış iyi mi ya! Programı var.. bugün de Tiradını atmış kursta, kostüm seçimi, mizansen falan yedi beni ya! Bir daha ki sezon beraber çıkacağız sahneye sanırım ne yapayım baksana hırsa hayranım, bir de süslenmeler kursa giderken, nasıl hoşuma gidiyor, oyuncuya bak ya budur Hocam olay!

 

Geçmişteki yeni yılın son, gelecek yılın ilk günü kutlamaları olan yılbaşı akşamları aklıma gelir hep, çoğunun yılını hatırlamasam da günü unutmam yani yaşananları, ne içmişiz nasıl geçmiş diye, askerdeki yılbaşını hatırladım şuan, yerde gazete üzerinde fındık fıstık sohbet muhabbet, meyve suları, erkenden uyumuştum, çocuklar oturmuştu, bu hafta sonu bir araya geliyoruz 8 yıl sonra hoş çoğu ile zaten görüşüyorum o da ayrı ama hep birlikte ilk kez.

 

Ne yapsam bilemedim o akşam, yurt dışına çıkmayı çok düşündüm, kimse gelmek istemedi, sonra yalnız gideyim dedim, işlerden bir türlü organize edemedim, e karar vermem büyük sıkıntı, bir ayakkabıyı 6 ayda alabildiğime göre, beni yönlendiren insan olması lazım ya, ocak aldım anneme bu arada doğum günü hediyesi set üstü ocak, şansa o güne montajı denk geldi, normalde bir gün önceye planlamışlardı.

 

Dışarı çıkmak istemiyor kimse, otel partileri vs. anlamadım gitti sebebini, meydanları anlıyorum çok fazla sorun oluyor insanlar sarhoş olunca vb. de otel ve restorantların organizasyonlarında ne sorun var onu anlayamadım. Erkenden yatarım diyemem bu sefer zira erkenden yatma şansım yok. Aboowww cumartesi oyuna bilet aldım iki kişilik ikinci yok, alışmışım iki iki alıyorum sonra gidecek birini arıyorum iyi mi o geldi aklıma not almam lazım unutmak normal oldu artık.

 

Erken yatmazsam Victoria Secret var onu izlerim sanırım, dua ederim yeni yıl ve gelecek için, herkes için, ülkem için, insanlar için, Victoria Secret mankenleri eskiden çok hoşuma giderdi şimdi çok zayıf manasız çelimsiz geliyorlar, öyle bir vücut olabilir mi diye düşünüyor insan, e yakından görmekle ilgili diyelim.

 

Oyun sonrası maç var moralim düzeldi şuan hızlı bir şekilde, bi de Caner abi ile konuştum bugün telefonda, seviyorum onu ya ne bilim iyi niyetli biri, bana çok şey kattı belki de ondan, her zamanki sadakat ve vefa duygularım. Filmi seçtim ama izlemesem mi saat beş buçuk oldu. Kafayı toparlayamadım sanırım bu yazıda, bu tv müzik kanalları her gece on ikiden sabah altıya kadar aynı şarkıları çalıyorlar her gün o da test edildi bir o eksikti ya.

 

Kafamı toparlayamadım çünkü seni çok özledim, geçmiş gibi görünen ama her bir saniyemizi yeniden yaşattığım anları anıları özledim, özlüyorum her aklıma gelip yaşadığımda. Güzeldi be! Hep bunu söylüyorum, güzeldi, hep de güzel olacak, bir daha güzel olması gerekmiyor, bir daha güzel olması için de yazılmıyor bu yazı, sadece güzeldi, güzel yani, şimdi başkaları güzel, başkaları için güzel olacak doğanın kanunu bu değil mi, dünya benim etrafımda dönüyor gibi davranan insanlara hep uyuz olmuş, bazen farkındalığımı kaybediyor muyum acaba diye çok sorgulamışlığım ve kendimi insanlara onlar fark etmeden çok sorgulatmışlığım vardır. Ali Abi beni hep dener, sence neden mesela diyor, istediği cevabı duyunca tamam yeterli geçelim bu konuyu diyor. Ulaş Abi ile Cengiz Abi de öyle özel insanlar hepsi bence bu memleket için, Cengiz Abi taşları koydu böğrüme valla ama acımadı aksine yönlendirdi. Yılmaz Abi'nin hakkını ödeyebilecek bir ölçü birimi yok zaten. Paradigmaya bağlı yani bakış açısı. Bakış açısının adı oldu paradigma iyi mi.

 

İnsanlara bakıyorum instada, yabancılara tabi ki yerli birkaç hesap var baktığım onlarda tanımadığım insanlar, nasıl vakitlerini buralarda harcıyorlar, bu şekilde ilişkiler kurarak tüketiyorlar anlamıyorum, neyi çözememişler acaba, sevgilisi olan, karısı olan kocası olan, erkek kadın fark etmez insanlara, arkadaşlarıma bakıyorum şaşılır şey, aldatmak bence artık fiziksel olarak değil zihinsel olarak da oluyor bence onu fark ettim, keşke fark etmeseydim orası da ayrı, cahillik bazen iyidir diyorlar ya o misal.. yok öyle bir şey her zaman farkında olmak iyidir, dost acı söyler ben gerçekleri söylerim derim her zaman. Kendim kendime gerçekleri söyleyemezken başkasına nasıl söylerim ki, kendimin ne torpili var ki, bence yok..

 

Şurada uyusaydın ne olacaktı ki, orada uyuyorsun şuan, bin defa söyledim üzerini ört ya da örtsün neyse işte, dinleyen var mı acaba beni ? duştan çıkarken mesela yere çıplak basmasan mesela artık stres olmasam ben olmaz mı, bazı kıyafetlerime bakıyorum kokun geliyor, psikolojik mi onu da anlamadım, birine koklatsam nasıl koku aynı mı diye soracağım ki, gelip senin yanına bir koklasın mı bu mudur yani..

 

Şaka bir yana seninle konuşmamak görüşmemek o kadar güzel ki hiç iletişim kurmamak, aşk benim için tehlikeli bir durum sanırım kendimi yıpratmam açısından, stres olmak istemiyorum, seviyorum diye sevileceksin diye bir durum oluşmuyor ki aksine hep seviyorsun, karşılıksız sevgi, Sahne gibi, Beşiktaş gibi, sevgililerim benim, herkesin bir sevgilisi fiziksel ihtiyaçları için o dahil 5 10 tane yazıştığı var, ben istikrarlıyım bence 2 tane ama turp gibi! Hoş onların da benden başka çok seveni aşığı var tabi ama en azından benim sayı belli 2.

 

Bakışlarında gözlerinin mimiklerinin aldığı hallerde düşüncelerinin hızını yakalamayı özlemişim. Çok yaşanacak an vardı, durum vardı, aşk vardı, tatil vardı ne bilim vardı işte, 4 çocuğum olsun isterdim eskiden kocaman bir aile olmak. Keşke kurulan hayaller gibi gitmesi için bir şeyler yapabiliyor olsam, ya da nasıl olduğunu çözsem bunun.

 

Uyumak bazen güzeldir sanırım bende yapmalıyım, geçen arkadaşım “Evlilik kadının isteklerini yerine getirdiğin sürece devam eder” dedi, birinden duymuş o da, üzerine her buluştuğumda konuşuyoruz Mertle, yahu diyorum nasıl ? baya nasıl olabilir bir insan bir insanı sadece imkanları için, arabası için, öper sever uyur sarılır nasıl olabilir bu, mantığıma sığmıyor, teğet geçmiyor, dokunmuyor bile. 90 nesli zaten böyle yaşıyor o da ayrı bir tez konusu. Kendimi geri kalmış eski kafa, eski toprak hissediyorum, belki de bugüne kadar hiç yalnız değildim bilmiyordum dışarıda ikili ilişkiler nasıl işliyor, tabirle piyasası nasıl!

 

Neyse uyku güzeldir.. uyuyayım yarın kaldığımız yerden devam ederiz özlemeye, kalorifer yandığına göre sabah olmuş..

 

Güzel uyu derdim ama Günaydın daha mantıklı sanırım..

22.12.2016 Perşembe, 05:53