Vişne Çürüğü

 

“Ummadığım anda gelecekmiş gerçek Aşk.. “ öyle dendi..

 

Ummamış gibi yapsam olmuyor mu ? Neden olmasın ki en azından denesek.. çağımızın en büyük sorunu, aynı zamanda en büyük gelişimi de, bu paradoks, belki de.. Tecrübeye inan ya da yeniden dene ve gör.. Sonuçları tartışıyoruz ya sürekli belki de yaşamak lazım, 90 neslinin sevdiğim taraflarından biri bu, tecrübe sahibi olmadıkları için, bileni de dinlemedikleri için sürekli dene ve gör..

 

Iç geçiriyor tabi insan “yine yalnız bir tiyatro izledim” diye, e isterdim tabi sende yanımda ol.. hayır şöyle bir durum var arkadaş! herkes sevdiğine yumuluyor, iç içeler, dip dibe! inadına mı yapıyorlar acaba anlamadım ki? Kokular birbirine karşıyor falan, sıcak tenler daha da sıcak oluyor.. “abi üşüyoruz” laaaannn! Isındın işte ayı daha ne yumuluyorsun! Kazak var zaten üstünde vücut ısınız yeterli, yalancılar yaaa! Haksız rekabet kardeşiiiimmm! Maşallah diyorum ama yalandan tabi, ne güzel sevmek sevilmek sevişmek, helal olsun bir ömür sürsün diyorum..

 

Araşmak istiyor yahu insan, yani ben, metafora ne gerek varsa insan falan, ben insan değilim sevgi arsızıyım sanırım, uzaktan sevilir mi, sevdiğinin sevenin yanında yoksa sevilsen ne olur ki? yalandan değil ama bak, bodoslama seveceksin ki tadı olsun, gerçek olsun gerçekten olsun..

 

Hayatıma girmen için davetiye mi bekliyorsun anlamadım ki ben? Hayır nereye göndereceğim davetiyeyi o da belli değil !

 

Bu ara girsen iyi olur hayatıma, hatta süper olur, eve çıksak ya da ben sana taşınsam ya da ikimiz başka eve çıksak, film koysak uyuya kalsak, kırmızı mı beyaz mı kavgası yapsak, sen kesin beyaz dersin biz en son 2 akıllı olarak, pembe de karar kılarız..

 

Göz kırpmama yapsak mesela gözler gözlerde ilk kim göz kırpacak, filmde gördüm geçen gün çok hoştu.

Ben böyle oyunları izlediğim de yazılar yazıyorum ya, filmler diziler için de yapayım mı diye düşündüm, sonra fark ettim ki her gece en az bir film izlediğim düşünülürse yazmaktan iş yapamaz hale gelebilirim bir süre..

hiç arkadaşım da yok ya onu fark ettim, ben baya baya işlere gömülmüşüm, ne bilim arkadaş günaydını geçtik, naber ? diyen de yok.. olcak olcak.. sabrın sonu selamet!

 

Kapı çalacak, ben uyuya kalacağım, sonra sen arayacaksın, aynı benim oyundaki Aşk’a Gel’de ki gibi, sonra ben kapıyı açacağım, harika bir ruj sürmüş, tatlış tatlış giyinmiş, etek tabi, kadına etek gider, net, favori parfümün tabi ki daha kapıyı açmadan burnumda! Ef sa ne! ben tabi şokta, kalakalmış, büklüm büklüm saçlar, örgülü, sana o tarz gider diye düşünüyorum, kaşlar kalın kalın, ince falan değil, geçen adını sordum bir kıza bir şey dedi ama unuttum valla, bir adı varmış o modelin, çanta da sağlam bak tabiiii, aksesuarlar kolye falan, sade ve zarif, gerçi ben sana aşık olduğum için ne giysen bana sade ve zarif gelir, yanımda olsana nerde olduğumuzun önemi olmasın..

 

İnstayı ben baya baya sevdim, duvar yazılarını okuyorum, şiirleri falan, bazıları varya ooofff oooff, delip geçiyor ya, duygularımı duygulanmış insanların duvara yazdığını bilmek ne enteresan geliyor bir bilsen..

 

O da ne instada gördüğüm yeni moda topuklular! Ben alacaktım nerden aldın ki demeye kalmadan, dudağı ısıran kaşları yukarı iten şaşıran gözlerle bakan bir yüz, gel de aşık olma, sonra aşık olunca aşık diyorlar! Ben hala bön bön bakıyorum, o da ne, yavaş yavaş sen bana doğru geliyorsun, ben büyük ihtimalle gelirim diye düşünüyorum ama baya bir özlem söz konusu, ondan olabilir, sonra kokun burnumdan ciğerlerime doluyor, derken şak diye dudakların dudaklarıma değiyor.. gerisi bende Meleğim.. ha bu arada Meleğim diyebilir miyim sana ? bu saatten sonra bana aşık olup sevecek biri ancak bir Melek olabilir o yüzden, kim beni napsın yeeaaooww!! (bu son kelimeyi yazarken zorlandım)

 

Sarılmaktan nefesin kesilir tabii, burundan belirli bir yere kadar nefes alabiliyorsun doğal olarak, şuan elektrik gitti  saat 01.44, işaret mi acaba bu, “boşuna yazıyorsun yat uyu hadi” mi ? yoksa “yanındayım Aşk” mı demek ? sen bana Aşk dersin sanırım, bu kadar duygulu bir adam olarak, büyük ihtimalle kelimelerin dibine vururum sanırım.. geldi elektrik 01:46.. bence sen burdasın ya, ne bilim öyle hissettim.. hep seni yazsam ya ben, kelimelerle resmini çizsem mesela, harflerle gözlerini, kaşlarını yapsam, eklesem, çıkarsam, yokluğunda şuan varlığına köprü yapsam kelimelerden sözlerden olmaz mı? Nerdeysen ben oraya kadar yazarım çizerim dururum giderim kalkarım koşarım koklarım olmaz mı ? bence olmaz çünkü bu işler böyle olmaz.. ansızın, beklemediğin anda olurmuş.. ben çok inanmıyorum artık bir kadınım olabileceğine ama maşallah etrafımdaki herkes erken olduğunu ve zamanı gelince olacağını söylüyorlar, benim hayatımda ne zaman standart böyle ön görüler olsa hiç biri tutmadı, bunu onlara söyleyemiyorum tabi..

 

Hala sarılıyoruz bu arada, saç diplerindeyim tabi ki ben, kokunu depoluyorum, yokluğunda koklamak için.. sen sıkılana, yorulana kadar sarılmak sana.. oha ! ben baya özlemişim seni.. boyun uzun olursa sıkıntı var, şaka şaka tabi ki şaka, sakallarımı çekme de, sanki ben ne dersem onu yapacaksın da, bendeki de teselli işte.. bir insana ancak bu kadar güzel oje gidebilirdi onlarda sürülmüş zaten..

Sen benim için falan mı doğdun, ben senin için doğdum sanırım, biz neredeydik ki acaba ? ben hep sana söylüyorum, nerdesin nerdesin diye de, ben nerdeymişim asıl, ya da şuan nerdeyim, olmam gereken bir yer ve ben bilmiyor muyum, tarif eden yok mu arkadaş ?!? saatinde güzelmiş yalnız, çıkardım attım tabi, kolumu acıtıyor!

 

Isırmak nerden çıktı o kısmı ben anlayamadım, rolleri mi değiştik ? ısıran benim Asi’ye sor, kız artık bana “ acımıyor ama çok ısırma ” diyor, ısırmayı öğrenmiş morluklarla geziyor herkes valla, jilet diş değil! Ahahah çok eğleniyorum beni ısırmıyor çünkü ben izin vermeden. Geçen Efe’yi de ısırdım, hüngür hüngür ağladı, sonra alıştı şimdi sallamıyor, direnç seviyeleri artıyor sanırım.

 

Ben küçükken annemin dibinden ayrılmazdım, yumulurdum sürekli misafirliğe falan gittiğimizde, bana hep kadınlar kızardı, bilmezlerdi ki annem çalışıyor, bütün hafta görmüyorum ki evde yalnızım! Sana yumulabilir miyim kedi gibi..

Ben baya baya duygusalım ya, şöyle bir bakıyorum geçmişime, duygularımla yaşamayı sevmişim ama kararları mı üzüleceğimi bilsem de hep mantıkla vermişim, ne büyük bir paradoks.. ne kazandıysam böyle ne kaybetiysem böyle..

 

Karnım acıktı, yemek hazırlamam lazım kendime, böyle bir üşenme şekli yok, şurda uzansaydın ne olurdu ki ? kıyamazdım sanırım aç aç yanına uzanırdım ben kesin, vakit kaybetmemek için.. baksana kaç zaman oldu bekliyorum gelmeni, “Merhaba” demeni, Günaydın, nerdesin, napıyorsun, tamam, hayır, dedim sana, dinle beni daha sayayım mı kelimelerini.. sen şimdi bana isim de takarsın, kısaltma falan, şımarmanı özlemişim ya, nasıl şımarıyorsan artık!

 

Yanımda uyanırsan benden önce sakın kalkıp gitme bak, uyanınca göremezsem sorun olur büyük hem de ! korkarım ki ben.. sen gerçek misin ? yaşıyor musun ? böyle bir kadın var mı ? anlattığım onca şey gerçek olabilir mi ? bir gün bu yazının çıktısını alıp karşıma geçip okur musun sen, ne bilim böyle benim gibi hayal gücü maksimum, yaratıcılık iyi, sürprizleri seven, gerçekten seven, şükreden, özleyen, cesur, fedakar, iyi, güzel, tatlı, şımarık.. umut etmekten başka yapacak bir şey yok, bizim iş sevgisiz olmuyor, olsa da yarım oluyor, zor oluyor be sensiz baya bildiğin zor oluyor işte..

 

Gideceğim dedi, hiç gelmemişti ki, gidiyorum dedi, hiç gelmeyen birinin gidişine şahit oldu tarih yazıyordu instada dün o geldi aklıma, gideceksen hiç gelmesene sen, bak sen yokken ben seni hayal edebiliyorum, sen varken seni hayal etmem daha artar sonra sen paraya, lükse, yata kata arabaya yazlığa kışlığa carta curta ona buna kanarsın aldanırsın hayal edersin ihtiras kaplar her yerini, sanma ki kızıyorum, hakkındır, haktır, özgürlük böyle bir şey, yaşa dibine kadar! Ama bana gelmesen, tanışmasak mesela olmaz mı ? e zor oluyor sonrası ama yokken seni özlemek daha temiz, az acılı..

 

Bunu belirlemek imkansız işte ben saçmalıyorum, kim nerden bilir ki, gelecekte ne olacağını, belki de çok mutlu oluruz, bunlara kanmazsın, olur mu olur, günümüzde sekiz trilyonda bir ihtimal olsa da olabilir.. seni görmediğim için bilinç altımda yoksun o yüzden rüyamda göremiyorum o biraz canımı sıkıyor zira bu kabuslar ara ara geliyor uyuz oluyorum!

 

Yemeğemi gitsek senle saatin kaç olduğunu anlayamadan şak diye garson gelse kapatmak zorundayız dese, gülsek baya baya adam şaşırsa deli mi bunlar falan dese, arabaya binerken bir süre sarılsak, öpüşsek, sarılsak, sarılsak, sarılsak..

 

Sarhoş olmuşsun sen desem ben, sen kahkahadan cevap veremesen, pijileri giydirsem ben sana, sen rahat durmasan, sonra uyuya kalsan, ben iyi geceler öpücüğü versem kocaman, nefesini kontrol etsem ara ara, benim çünkü kendimi biliyorum rahatsızım ben, her şeyini kontrol ederim ben check up ! uyanıp sana sarılmam için sen yumulsan aha rolleri değiştik yine!

 

Niye yazıyorum bunları sana bilmiyorum, sen var mısın onu da bilmiyorum, yoksan kime niye neden yazıyorum, kendi egom için mi yazıyorum, bu ara sorgulamaya başladım, sıkıntı var.. belki de bazen bilmemek düşünmemek kurcalamamak lazım boş geçmek lazım.. sen lazım sen..

 

Anlamadım ne dedin ? duymadım seni bir daha söyle ? kime diyorum ben, duymadım işte, alalala, tamam bu sefer duyucam hadi söyle.. nası ya ? bu mudur soru ?

 

Senin bana gelirken giyeceğin, süreceğin, süsleneceğin onca şey ne renk sanıyorsun ?

 

05.01.2017 Perşembe, 02:17