Sarhoş

 

Sadece içince mi sarhoş olunuyor sanırsın sen, bıraktım artık içmeyi, ondan da ayrıldık, baktım ki hasretin, yokluğun, derinden geçen o kokun, sessizliğin, uyuyuşun, nefesinin sesi, saçlarının dağılmışlığı, ellerinin durduğu yer, ayakların ayrı ayrı, üstünü örtmek lazım, üşümeyesin..

 

Sana ulaşan saatlerim var benim biliyor musun ? seninle yalnız kaldığım dakikalar var, sana anlattığım günümün nasıl geçtiğini saniyelerim benim, ben masadayım sen şuracıkta uzanıyorsun, kıvrılmışsın, üstün yine örtülmemiş, sekizyüzelli kere dedim ama dinleyen mi var, üstünü örtesim var ama daha çok uyuyasım var saç diplerinde, rüyana giresim dolanasım var bir ömür..

 

Gözlerini gözlerime koysak, ellerini ellerime, ayaklarımız kavuşsa, hey ısırmak yok, tamam bende sende, kedi misali sürtünsek ya birbirimizi, minibüste bir milyon kişi ile yolculuk yapar gibi hissetsek bomboş yatakta, odada, sahi nerdesin ki sen ?

 

Kartopuda oynamadık, biz ne zaman kartopu oynadık ki zaten, balkonda bile oynayabilirdik dolu kar var, kocaman kütleler..

 

Aşkı yaşıyor insanlar instada geziniyorum ne kadar hoşuma gidiyor, bazıları zorla koymuş gibi duruyor bazıları çok samimi, içten..

 

Aklıma kötü kötü şeyler geliyor, kandırılmak, aldatılmak, yalan söylenilmesi gibi, neyse çıkmak lazım bu sulardan, içilmez yüzülmez sular bunlar..

 

Hadi dans edelim, baya ya, nasıl olmaz, illa müzik mi olması lazım, nefeslerimiz var.. olmaz mı ? bağrıma basasım var bir de seni, hiçbir zaman yapamayacağım hani, olacaksa olurdu olmazsa olmasın zaten, bu mudur yani, en kral gurur yıllarca insan aratır bu zamanda.. aramak dert değilde arayıp bulmak büyük sıkıntı yoksa 6 milyar insana sormaya varım sen misin diye, hepsinin yüzüne bakmaya sırayla teker teker..

 

Sen hazırla bir gün de kahvaltıyı derken ? her pazar kim hazırlıyor pardon ? sen sana mesaj atanlara laf yetiştireceğine

bence beni dinle laf konuşuyoruz burda.. onlar da hazırlıyorlar e güzel, foto mu atıyorlar kahvaltı masası fotoları, başka fotolar olmasın da, olsun be ne olacak, olacağı varsa olmuyor mu zaten, kaderim keder olmuşsa kdv si olmuş olmamış ne fark eder ki..

 

Pencereden bakıyorum, cam gibi bir hava, parkta, ormanda ağaçlar kar yüklü dalları, yaprak yok ki kımıldasın, kar altında hepsi, çok iyi anlıyorum o yaprakları, sevgi altında kalan, üstümde hasret taşıyan biri olarak..

Hadi ben bensiz geleyim, hadi sen sensiz gel… olur de da bir gün, evet de, burdayım de, gözlerini göreyim be olmaz mı..

 

Hiçbir şey içmeden çok güzel oldu kafam, keşke yanımda olsaydın..

 

Üniversiteden arkadaşımın yeleği var üstümde on iki senelik, yırtık pırtık, napıyor acaba şimdi kızına sarılıp uyumuştur ayı napıcak.. kaç sene oldu yüzünü görmeyeli, insan arıyor sevdiklerini, özlediklerini, arıyor derken göz arıyor, göz görmeyince gönül ırak olurmuş, yalan o, göz görmeyince göz daha görmek istermiş..

 

Kızın birine “zigurat” derdik, isim takardık herkese, zigurat tapınak demekmiş, attık tuttu iyi mi.. güzel günler miydi bilmiyorum ama enteresan günlermiş onu biliyorum, yıllar sonra okula döndüğümde daha iyi anladım. Eser yoktu o günlerden oradan anladım, Woody Allen filmlerindeki gibi yolculuktu tekrar geri dönüşüm okula.

 

Dizin olaydı da dibinde uyuyaydım..

 

Bir insan evladı bir insan evladını özlüyor yalnız bırakın beni olur mu..

10.01.2017 Salı, 02:59