Martı

 

Çarşamba 15:00 seansında İBB Şehir Tiyatrosunda Muhsin Ertuğrul Sahnesinde hangi oyun varsa izlerim sezon içerisinde, genelde bileti önceden aldığım ön bölümde izliyordum bu sefer birkaç saat geç kaldım bileti almakta girişin arkasına 3. Bölüm olarak nitelendirebileceğim bölümde izledim ilk perdeyi, ikinci perde de ön bölümde boş olan yere geçtim.

 

İlk perdeyi %10 verimlilikle duydum ve anlayabildim diyebilirim, sahne geniş olduğu için-salon değil sahneden bahsediyorum- sesin salonun arka bölümlerine ulaşması bir yana bir de oyuncu sesleri üst üste binince iyice çorba oluyor. Dekorun arkasında bir duvar kağıdı var fakat hareketli video yansıtılmış projeksiyon ile, çocuk göle girmek için gidiyor  sonrasında arka plandaki perdede sanal olarak onun yüzdüğünü bazı hareketler yaptığını görüyoruz, buraya kadar sorun var ama hadi yok diyelim, asıl sorun bunlar olurken sahnenin önünde oyun oynanıyor ve oyunun daha girişi bütün kurgu anlatılıyor. Salondan çıkan hemen herkes hem tuvalette, hem oyun çıkışında “ bu ne biçim bir oyun “ dediler. O kadar oyun izledim ŞT’de ilk defa böyle bir oyun izledim, böyle yorumlar duydum. Hele ki bir adım öteye gideyim, Julide Kural’ı oyundan çıkarırlarsa o oyunu ilk perde sonunda sadece oyuncular ve yakınları izleyebilir, bu tehlike ile karşı karşıya kalabilirler.

 

Rejisör sorunu olduğu kesin Tiyatrolarda, sahnenin ortasına su koydun yapay göl yaptın diye, ön de oyun varken son derece komik bir şekilde suyla oynayan başka bir oyuncu ve çıkardığı ses, ne öndekileri duyduk ne de oynanan oyunu anladık, tam manasıyla saçmalık değil de ne bu ?

Sürekli aynı yerden girip çıktılar sahneye sağ yana yatmış bir U izlediler yol olarak, mekan değişimi 1 tane var o da sahili gölün kıyısını ev yaptılar sadece 1 masayla, beni tanıyan tanır bilen bilir ki en kötü gördüğüm oynuna bile emek vardır derim birkaç iyi bir şey söylerim, yahu bu oyunu düşünüyorum düşünüyorum ama Jülide Kural’dan başka bir şey göremiyorum, söyleyemiyorum. Yepyeni kostümler almakla, sahnenin ortasına su, arkasına kocaman perdeye projeksiyonla video yansıtınca Anton Çehov oyunu daha iyi olmuyor ki, Lise piyesi oluyor. Oyunun sonunda oyuncuların laflarının üst yazı olarak projeksiyonun yansıdığı perde de yazılı olarak geçmesinden sonra kimse sahneye bakmadı ki herkes perdeye baktı! Birinin rejisöre, yönetmene bu Tiyatro, Sinema değil, buraya Sinemayı sokmakla daha iyisi olmuyor, demesi gerekmiyor mu ? ben bunları görüyorsam yönetmen oyunu izlemedi mi ?

 

Böyle oyunları gördükçe Özel Tiyatrolar ile gurur duyuyorum, bu kadar imkan, böylesine sahneler, dilediğin oyuncu ile çalışma fırsatın, sonuç : Anton Çehov yazsın biz bunu nasıl mahvederiz.. e yazık.. Oyunun ne anlattığı çıkmadı sadece kadın aktrist oğlunu sevmiyor bu. Gidin sorun oyun sonrası oyununu ilk defa izleyen ve daha önce metni okumamış kişilere..

 

Silah sesinin erken girdiği bir sahne olduğunu düşünüyorum, saat 15:00 seansı diye oyuncu gevşekliğine, rahatlığına verdim, bu seansa oyuncular “ yaşlı teyze “ seansı dedikleri için fazla ciddiye almamaktalar genel olarak..

 

Uzun uzun oyun hakkında görüşler yazılıp broşürlere, siyah beyaz adeta tabloluk oyun fotoğrafları koyulacağına oyunun içeriğinin güzel olması gerekmez mi ? Fuayedeki oyuncu fotoğraflarının nasıl seçildiği ve oraya konduğu da ayrı bir komedi..

 

Emeği geçen herkesi ne olursa olsun nasıl yaparlarsa yapsın tebrik ediyorum emeklerine sağlık tüm emekçilerin, sahne ve tiyatro insanlarının, ben bunları söylemeseydim önce kendime sonra tiyatroya sonra da o emekçilere ihanet ediyor gibi hissederdim o yüzden yazdım.

 

Yaşayacak ki Tiyatro.. Hep..

28.10.2016 Cuma, 11:58