Kadın ve Para

Önce kadınlar denir ya her zaman, özellikle ingilizcesi “lady is first” o yüzden önce Kadın yazdım, para ve kadın değil demek istiyorum başlıkta, gereksiz bir açıklama.

Birbirine çok benzermiyor mu kadın ve para ? ikisi de güç abidesi değil mi, otoritenin toplandığı yer, bazı bazı diktatörlüğe kadar giden o duygu ikisinde de yok mu ? ikisi de zayıflık abidesi değil mi peki ? değersiz kılan özellikleri yok mu bazen ikisini de hayatta, bir anda sıfırlayan davranışları insanın gözünde, bom boş kılan.. peki ya ihtiras.. olmaz mı ikisinde de.. fitne fesat dedikodu her şey ama her şey az ya da çok ikisinde de yok mu.. gelişim mesela, hep olumsuz demek değil amacım, gelişmek ikisi olmadan oluyor mu, kesinlikle kadınlar olmasaydı dünya bom bok bir yer olurdu kesinlikle, Haluk Hoca’nın söylediği gibi belki de, kadın doğurduğu için hayatın kıymetini biliyor, yaşamak istiyor biz ise bilmiyoruz kıymetini, belki de o yüzden paraya olan aşkları, ya da paranın kadınlara olan aşkı, kadınlar güzel harcıyorlar parayı, ben satın alma yaparken geçmiş işlerimde dünya para harcadım gram zevk almadım, alışverişlerimde de öyle, mümkünse ben ödeyeyim kadınım alsın, hep böyle oldu, para erkekte güzel durmuyor ya, kadın da güzel duruyor, daha doğrusu para kadında ise para, erkekte olunca tadı olmuyor gibi. Asalet asalet sahibinde olmalı belki de..

Kadınlara istediğini verdiğin sürece evlilik devam edermiş sözü geliyor aklıma sürekli, belki de haklılar, istediğini yerine getiremeyeceksen, bakamayacaksan ona, yaşatamayacaksan e neden onunla birliktesin ki ? Aşk mı! Sesli güldüm! Sene olmuş bilmem kaç! Ne aşkı ya, ciddiyim, kinaye falan yok, instada londra, paris sokakları diye hatun resimleri paylaşıyorlar, belli ki mankenler, şık kıyafetler, bildiğin hayal satıyorlar, öyle ya da böyle süper ötesi hatunlar, erkeğim diyen reddemez o kızları, e şimdi düşün biz bu kadar erkek olarak onları arzuluyorsak, onları yatağa atmayı düşünüyorsak, sahip olmayı istiyorsak, bizimle olmak istemeyen, ya da mesajına cevap atmayan, ya da yüz vermeyen, her neyse işte, birlikte olamadığın hatun, bu kızlar gibi olup herkes tarafından arzulanmak istiyorsa bunun neresi garip ki ? tam tersi bence duygularda bencillik var, görecelilik kavramı devrede, kadın ise daha üst mantıkta haklı, önce mantık derlerdi sallamazdım, hoş ben hala aynı kafadayım sallamıyorum, geldim gidiyorum beni ben yapan değerlerden vazgeçemiyorum, denemeyi düşündüm, hayal de ettim ama yok arkadaş ters geliyor, benliğimden ayrılmış, ruhum bedenimden çıkıyor gibi oluyor, zenginlik benim için 10 numara sarılarak içilen sıcacık çaydan daha değerli olamıyor, olmuyor ya da olamaz değil, belki olsa daha az acırdı canım, olan insanları da şanslı buluyorum ne güzel en azından bir çözümleri var.

Geçen evli bir arkadaşım daha benim yalnız hallerimi konuşmadan, kadınlar ve para değil mi dedi, noluyor lan dedim! Alnımda mı yazıyor.. yooo dedi, bak ben evliyim hediye aldım, baya sağlam rakam söyledi, bu mu ya hediye ? demiş, iyi de o zaman ben daha fazla tutarda hediye alacaksam sana neden alayım ki, madem sen böyle bakıyorsun, ben de bir üst modele geçerim, daha güzeline.. deyince ben de ampul yandı.. aslında bu karşılıklı, yani resmen bir yarış var, gizli bir sözleşme belki de, her şey yazılı olmalı, her şey konuşulmalı, anlatılmalı, salak saçma ya da çok mantıklı mı değil mi düşünülmeden öyleee anlatılmalı ve sonra cılkı çıktıktan sonra tamam artık olacaksa olmalı olmayacaksa olmamalı.. net cevap veriyorum, bırak çocuğum olmasını -ki çok üzülüyorum bu konuda, evlilik bile hayal benim için.. ben bu toplara hayatta giremem hayatta..ben daha sohbet aşamasında geriliyorum yahu! Namusluyum ben, doğruyum ben, doğrusu benim demek için demiyorum ki bunları, bünyem alamıyor, yani normal karşılayan insanlara uzaylı gibi bakıyorum, sanki bu dünyadaki insanları yeni görmüş gibi.. şüphesiz herkese saygı duyuyorum içlerinde başarılı olanlar yok mu, var demek isterdim ama ben göremedim hiç diyeyim..

Ne kadar para peki ? Kadının aradığı istediği ne kadar para ? miktarı ne ? ya da nakit mi ? ev mi araba mı tatil mi yazlık mı ? tek taş mı ? neden bu soruları soruyorum, hep daha fazla parası olan bir erkek olabiliyor ya, e marjinal fayda ilkesi gereği, acayip açken ilk yediğin dilim pizzadan aldığın tadı, 10 dilim sonra yediğin ile aynı değil, susuzken su da öyle, aynı mantık, paraya doyduktan sonra ne olacak ?  çünkü çevrende her zaman daha iyi yaşayan birileri olacak, en azından benim gibi birine denk gelecek, zangır zungur fütursuzca boş dolu düşünmeden eleştiren birine.. ondan sonra hayatına nasıl devam edeceksin daha iyisine mi yatay geçiş olacak, lise, ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora.. gibi bir hiyerarşi mi var ? demek istediğim şey nefsine nasıl sahip çıkacaksın ? bunun sonu ne ? bu yola çıkarken sonu bilerek mi çıkıyorsun ? Kuşum Aydın’ın televizyonda bir gün söylediği birkaç cümle bana çok büyük ders olmuştu, biz bir ev bir araba almak için girmedik mi bu sektöre ne oldu bize ? dedi. Nefsine sahip çıkamıyorsan şuan, bu koşturmaca ihtiraslar, kompleksler, kibirler, egolar, bencillikler, şizofreniya, paranoya, fitne, fesat, dedikodu, yanlış anlamalar vb. daha bir çok durum da nasıl sahip çıkacaksın nefsine? Bu yazdıklarım sadece kadınlar için geçerli değil tabi ki, geçen bir arkadaşım, acil zengin bir hatun bulup evlenmem lazım, dedi, ne diyorsun oğlum, dedim, bu böyle talep arz gibi bir işleyişi mi var ! dedim, ne diyeyim! O zaman neden erkek ve para yazmadım değil mi ? çünkü kadında güzel duruyor arkadaş para bizde değil ki !

Erkek 50 yıl aynı iş yerinde çalışıp eve gelip televizyon izle hiç tatile çıkmaz istemez de uyur gider biter hayatı, ya kadın ? en en en azından söylenir! Daha iyi bir yaşam olduğunu hayal eder ve ister ! hayal edebilir ! bu yüzden kadınlara karşı saygım var sanırım, öyle ya da böyle ben beğensem de beğenmesem de ortaya bir şey koyabiliyorlar ve peşinden gidebiliyorlar, her zaman gitmiyorlar söylenip bir şey yapmayanlar da oluyor, kadının iyi huylusuna denk geldiyse erkek heh işte dünyada tüm piyangolar aynı anda ona çıkmış demektir hem de hepsi !

Abi dedim geçen gün, hangi kadın beni ne yapsın, Başak üstü Terazi ağır sıkıntılı, yazan çizen, hayal aleminde yaşayan aşk olmadan kılını kıpırdatmayan biriyim dedim, tarihi bir cevap verdi, öyle demeee bu zamanda damat önemliii!! dedi.. yaaa olay farklı boyut kazandı ama benden bu kadar olsun zira yazı baya uzun oldu..

Kadın kaç yaşına gelirse gelsin, hiç büyümeyen bir kız çocuğudur..  bir kadınla evlendiğinde aynı zamanda bir de kız evlat edindiğinin farkında olması gerekir erkeğin, oldu oldu zaten farkında, olmadı farkında oldurur onu hatun!

Hayatta sarıldığınız bir kadınınız varsa farkındasınız ya da değilsiniz, çok şanslısınız, onu tanımak için vakit harcamanız gerekiyor, daha doğrusu onun size kendisi tanıtması için zemin hazırlayın, dediğimi yapın, pişman olamayacaksınız.. bu dünyada ki en güzel harika mutluluk verici şey bir kadının bir erkeği mutlu etmesidir, (orgazmdan bahsetmiyorum) kadın erkeğin derinine öyle iner ki, erkeğin farkında olmadığı detaylara bile hakim olur, işte itaat et rahat et da.. hanım köylü ol demiyorum arada fark, mevzu uzadı, bir sonraki yazılara yarım kalsın burada!

11.02.2017 Cumartesi, 23:46