Kadınım

Sana söyleyecek o kadar çok şey var ki.. 29 tane olması bile garip geliyor alfabenin bazen. klavyeye de uyuz olmaya başladım sanırım, karışığım bu ara, yazmak istiyorum onlarca yazım var sırada ama harflere falan sinirliyim..

Kanımın kanı canımın canı ha! palavra! bazen düşünüyorum da boyumdan değil dünyadan büyük laflar etmişim yahu.. senin yerin benim yanım ha.. kara komedi.. dünyada yeni bir dünya kurmak ha.. yazık.. çok yazık.. bu dünya ve içindekiler o kadar acımasız ki, o kader o kadar razı ki, o keder o kadar dertli ki, o kadar bile o kadardan fazla..

hep alengirli afili cümleler, kelime oyunları, falan filan cümleler, hiç bir şey sarılmaktan daha etkili değil ki.. bugün ilk defa fazla ömrüm olmadığını hissettim bilmiyorum neden, ilk defa oldu.. içine doğar ya o misal, çok acımasızlaştım belki de ondan bilmiyorum, bu dünya çok bana göre değilmiş otuzu geçince daha iyi anladım, daha basit kolay yaşamak lazım, bir kere kafaya takmamayı öğrenmek lazım, ona göre büyütülmek lazım belki de, her şeye belki de dememek lazım mesela..

Aşk.. bu dünyanın en değerli, en paha biçilemez, gözle görülemez, dokunulamaz, tadılamaz, saklanamaz, depolanamaz, istediğinde elde edilemez, özlemenin bile geri getiremediği paradoks! tam olarak bir paradoks.. herkese göre değil, herkese göre olmamasının en büyük nedeni, insanların farkına varamamaları aşkın.. ne büyük facia aslında. çok yazasım yok bu ara.. sarılasım var daha çok.. hep mi kelime arkadaş ya! kelimeleri koklayamıyorum ki, ya da sarılıp uyuyamıyorsun ki..

kabul moralim bozuk ama maç var en azından bir nebze kendimi iyi hissedeceğim, rakipler puan kaybetti, biz yenersek puan farkı açılacak o yüzden galip geliriz diye düşünüyorum, yine o el ele tutuşup maça giden çiftleri, makyaj yapıp efsane güzelliğe sahip kızlarımızı göreceğim, "abi çakmak var mı" soruları bir kaç sekizyüz kez sorulacaktır..

Özlemişim orası çok belli oluyor sanırım, zamanın pek bir faydası olmuyor, yani eskisi gibi değilim tabi ki, daha kötüydüm şüphesiz, belki de böyle böyle bitecek. bence insanın beyni istediği zamanlarda kaydedilmeli ve istediği zaman o zamandaki beynine geri dönmeli, bilgisayar ve telefonlardaki gibi, üniversiteye dönmek isterdim ben, askere gitmeyecek doktora yapacak, evlenip dört çocuğum olacaktı, planla oluyor ya, okul bitti ilk askere ben gittim.. otuzu geçtim, çocuk için gereken anne bile yok ortada.. bazen hayat sizi planlıyor sanırım.. en azından parayı lüksü ya da herhangi bir şeyi seçmedim bundan eminim, o yüzden rahat rahat vicdan azabı duymadan yazabiliyorum ya.. bir kere vicdan azabı duydum o da zaten pahalı ödettirildi, bir daha azap duyacak bir vicdan kalmadı kalpte..

Sanki son yazımmış gibi hissettim, günah çıkartma, sesli düşünme seansı gibi bir şey oldu.. dedim ya yazacak çok şey var ama sarılmak daha işime geliyor sanırım bu ara, o da yoksa yapacak bir şey yok..

özel bir konser verdi, twiter da gördüm söylerken abi Levent'i, her şeyi her bir şeyi özetliyor bazen bir şeyler her bir şeyler..

Sana dargınım kırgınım sana kızgınım

Haksızlık vefasızlık bu

Bu her şeyi inkar eden duygu

Ne acı yazık

Hiç üzülmedin mi düşünmedin mi halimi

Hiç mi sızlamadı için

Bir tek iz bile yok mu bende

Ne acı yazık

Kadınım söyle sen mutlu oldun mu

Bu deli adamı unuttun mu

Sevdin mi gerçekten ah seviştin mi

Söyle onları da öptün mü...

Levent Yüksel...

19.02.2017 Pazar, 02:36