İstediğim Olsun

 

Kim istemez ki ? her istediğim olsun ucuz pahalı, zengin fakir, şöyle böyle, yüksek az fark etmeksizin kim istemez ki “benim istediğim olsun” ? peki ya istediğin olmayınca ? istediğin istediğin zaman olmayınca ne yapacaksın ? ne yapmalısın ya da ne yapmamalısın, doğru olan ne, doğru olan bir davranış var mı ? seninle aynı mı düşünmeli herkes, karşındaki, sevdiğin insan ya da ailen, arkadaşların, seninle aynı düşünmüyorsa da, sana katılmalı mı mesela ,istediğinin olması yolunda mı çaba sarf etmeli, emek etmeli, farklı bir öneride şikayette bulunamaz mı, sana yol göstermek için farklı bir fikir öne atamaz mı, ya o da senin gibiyse attığı fikrin arkasında senin istediğini oldurtma isteğin gibi sağlam, sert, dış dünyaya kapalı bir şekilde fanatikse, aykırıyı gördüğün zaman karalamak mı lazım, itibarsızlaştırmak mı ya da tıpkı geçmiş zamanlarda insanların bir icat ya da bir fikir karşısında konuşan kişiye “bu kişi şeytan” demesi gibi mi olmalı ? ne farkı var, günümüzde şeytan demek komik olacağı için bunu başka yollarla yapmıyor musun, yapmıyor mu insanlar, ya farklı bir yere çekiyorlar, ya yalan söylüyorlar, ya da evet deyip kabul edip iletişim kurmak yerine gelecekte bir şekilde içindeki kinle hareket ediyorlar, davranış sergiliyorlar, diplerde bir yerlerde Nolan ‘ın Inception daki gibi o fikir hep var oluyor..

 

Hiç düşünmü istediğin istediğin zaman olduğunda, bir sonraki istediğin de istediğin zaman olduğunda, bu silsile kaçıncı zincirde olursa olsun bir gün bozulduğunda ne olacak ? isyan.. her şeye herkese hayata dünyaya karşı isyan..

 

İstediğin olmayınca doğrunu kaybetmeye değer mi ? yalanların içinde yüzmeye değer mi ? istemediğin bir davranış olsa bile içindeki kin, içindeki nefret, içindeki küskünlükle sanki istediğin oymuş gibi herkese, her şeye sarıldığında ne doğru, ne istediğin, ne yanlış, ne hakikat, ne ne, farkında olacak mısın, farkındalık yaratacak insanlar yanında olacak mı, akıl sağlığın seninle olacak mı, en  önemlisi belkide zaman, zaman seninle olacak mı, akıp giden ve gerçekleşemeyen anlar, anılar, hatıralar, hayaller, tatiller, şefkat, sevgi ve aşk seninle olacak mı yeniden? Onlar seninle yeniden olacakken sen onlarla olabilecek misin yeniden, sıfırdan sanki geçmişte yeniden başta olduğun gibi..

 

Ne önemi var ki ? hiç.. hiçbir önemi yok.. istediğini yapma yolunda her şey normal, olması gereken ve gerekli değil mi ? zorla izle izle denilen ve istemediğim halde işimiz gereği gereken önemi vererek izlediğim ve çok şey öğrenip hayatıma kattığım bir film geldi aklıma; Requiem for a Dream.. filmin ilk bölümünde işte bu be ! hayat bu ! filmin son bölümünde de işte bu olmamalı, bu değil, demeye fırsatınız kalmıyor, çoğu izleyici, insanın nereden nereye geldiği noktayı görüp genelde kusuyor, mideleri kaldırmıyor..

 

İnandığım cümlelerle bitirmek istedim bu yazıyı, aslında yalan, en yazılar biter ne de hayatın güzelliği son bulur yeter ki sen yazmasınız, bakmasını, sevmesini, özlemesini, sarılmasını, uyanmasını, sevilmesini ne bilim işte yeter ki kıymetini bil, bilelim, bilinmeli..

 

Allah kuluna üç şekilde cevap verir ; "Evet" der,istediğini verir ; "Hayır" der, daha iyisini verir ; "Bekle" der,en iyisini verir..

 

Bu sefer benim istediğim olsun ; “ İstediğin Olsun “

29.10.2016 Cumartesi, 14:57