Hamlet

Bülent Emin Yarar tek kişilik performansı, rejisör Işıl Kasapoğlu.. yazı yazmama gerek var mı bilemedim ama.. yani ne yazayım, ben bir insan evladı olarak bu kocaman adama aşığım, bunu mu yazayım ? Bennu Yıldırımlar ve Ada Yarar’ı, eşi ve kızı, düzenli kıskanıyorum mesela, düşünsene bu adamı her gün görebilme rutinine sahipler! Yahu bildiğin adaletsizlik bu ya! Şakası bir yana, maşallah çok tatlı bir aile, güzel günler onlarla olsun ve bir ömür ayrılmasınlar, ben yine bilet bulamaz kapıda alırım! Valla yine çıktı bilet, ne yapayım yok bilet kalmıyor, kalktım gittim oyuna, kapıda fazlaydı bilet, bu sefer parasını ödeyebildim, kabul etti arkadaş, eski bir arkadaşımın arkadaşını gördüm, yalan yok çok sevemedim kendisini tanıştığımızdan beri, neyse o konuya girmeyeyim, biletin üstünde adı var! haydaaa dedim, hayat bu nelere kadir! Sen insan sevmezsen dedim hayat sana böyle dersini verir işte sevgili ben!

Kırkbeşinci dakika da bir tirat var, seyircinin ışığı da açılıyor, dinlemeniz gerekiyor bu kadar söylüyorum, bizim sektörle ilgili, üstat bam bam bam çakıyor çiviyi yerine! Ben bu adamı seviyorum.. oyun bitti abartısız otuz kırk kişi bekliyordu çıkışta, grup halinde gelmiş çocuklar sanırım, ben yine beklemedim, saf aşıklar gibi kaçıyorum adamdan, denk geleceğiz bir gün.. bu aradaaaa ben basıyorum ıslığı tamam mı oyun bittikten sonra, ‘ laaan abartma be oğlum’ der gibi bir gücülük attı, dedim ben sana kurban olsun bee !! Seyircilerden biri ‘bu adam profesyonel ‘de de oynuyordu sanırım’ dedi, ‘şaka yapıyorsuuunnn ‘ diyemedim.. on beş gün görmeyeyim özlüyorum işte.. özlemişim valla kendisini.. hem de varya çok alakasız bir yerde denk geleceğiz bence, ben direk sarılıcam tabi kendisine sonra  ‘ ihahuuhahaia sen var ya seeeenn ‘ diyeceğim, Profesyonel oyunundaki meşhur lafı, o hiçbir şey anlamayacak, hatta kim la bu geri zekalı falan diyecek, sonra ben hiç yapamadığım bir şeyi yapıp, çıkaracağım pixeli yerlerde olan telefonumu bulanık kıçı kırık bir foto çekeceğim zorla, o, bu manyak ne yapıyor düşüncesini tüketirken, sonra tekrar sarılacağım ayrılacağız, bir dakikasını falan ayıracak bana işte.. öyle yani, içimden geldi yazayım dedim..

‘ Nasıl ayırt ederim ben.. seveni sevmeyenden…’

Yüreğiniz yetiyorsa gideceksiniz bu oyuna, ben bu oyunun dekorunu kostümünü burda anlatmam.. ilk cümlemde her şey belli zaten.. yazar, yönetmen, oyuncu fazla söze gerek yok..  öyle bir performans ki, oyun bir gün arayla oynuyor mecburen izleyince anlarsınız.. beş kişi seç en iyisi dediğin ver bakalım bu rejiyi ona ne olacak.. ne bu adam oyuncu ne de bu o adam yönetmen bu mevcut tanımlara sahip insanlar arasında.. daha ne diyeyim.. gaza geldim bu adamla sahneye çıktığımı bu rejisörün verdiği rejiyle.. bildiğin orgazm! Nasıl sevdiğini düşünürsün cinsel olarak tatmin olursun bu da ruhsal hali, vücudundan bir şey çıkmıyor ama nasıl güzel hissediyorsun! Oyunculuğa yeni başlayan çocukların dili tutulurdu görürdüm anlam veremezdim şimdi anlıyorum onları, ama benim dilim tutulmazdı sanırım zira neden bilmiyorum ama kendime yakın gördüm işte, e biraz da yürek var yani.. yok mu Yeşil ne dersin ? kırk beş ??

Sürekli aklıma geliyor replikler.. yalnız oyun bitti Dramaturg bir arkadaşımla izledim oyunu, bazı cümleleri kendi yazdığım oyundaki cümlelere benzettim demeye kalmadı bende sana onu diyecektim demez mi ! oyunun yazarı William !!! efsane hissettim kendimi, gurur duydum, söyleyenle de, benzetilenle de, kendimle de, oynayanla da, emeği geçenle de, bileti veren de, alan da falanla filanla herkesle! Güzel bir perşembe akşamı oldu diyebilirim.

Ben oyuncu olsam varya bu adamla sahneye çıkmadan gebermezdim bence, seçme falan anlamazdım valla..

Müzisyenlere de uyuz oldum! Her oyunda en güzel yerden izliyorlar.. böyle bir şey olabilir mi ? ben de çalmak istiyorum ne çalıyorlarsa.. yalnız güzel izliyorlardı hoşuma gitti, ciddiyet önemli, yanımda ki kızın saçını yolacaktım az daha.. oyun başladı, dekor fantastik, ışıklarla sahneler değişiyor, bak ışıklarla diyorum.. sen daha otur bu yazıyı oku.. ne yapacaksın bu yazıyı ?? git oyunu izle da ! neyse, kız telefonla oynuyor, ışığı dikkatimi dağıtmasa ne zıkkımla oynarsa oynasın, kötü baktım oynamadı bir daha, ne yapayım yahu ancak izleyebiliyorum bilet yok.. bahaneye bak.. sesli güldüm..

Devlet Tiyatrosuna dilekçe veriyorum bu arada, geçen hafta veremedim, hem Profesyonel hem Hamlet için, daha büyük salonlarda oynaması ve yurt dışına ihraç edilmesi için, şu ana kadar da bunların neden yapılmadığını öğrenmek adına, belki mantıklı sebepleri vardır ön yargılı olmamak lazım ne olursa olsun, iletişim iletişim iletişim..

Düşünsene beni arıyormuş telefonda Profesyonel'den : ‘hööyyttt, şşşş, hööyytt Şivan!! Sen var ya sen!! Atla gel –şurdayım-’ diyormuş, kara da ölüm var mı ?! o kadar diyorum! Tatlı yaptırıp evlerine mi gitsem acaba ? daha neler.. Kız olsam tamam, genel de kadınlar yapıyormuş, ünlü erkeklerin evine kapısının önüne gitmeler falan, anlatıyorlar sohbet ortamlarında popüler oyuncular. Allah şifa versin bizim sektörün çürük taraflarına..

Neyse konu dağılmasın oyundan çıkmayalım sektörün çürük taraflarını yazarak..  bu oyun ders olarak okutulabilir, elli yılda bir sahneye çıkmış bazı hocaların dersleri yerine, bu oyun ders olarak daha faydalı olabilir diye düşündüm.

Şuan yazıya nasıl devam edeyim diye düşünüyorum ? ne desem olumlu olacak, arkadaşım nasıl buldun dedi oyunu, dedim ki bana sorma, ben objektif bakamam ki, aşkla izliyorum oyunu.. Ayşen İnci, Takma Kirpikler oyununda, ’ oyuncu duygu patlamaları ile oluşan okyanusta defalarca boğulduktan sonra oyuncu olabilir ’ demişti, bunu yazan da Elçin sonuçta yazarın hakkını yemek olmaz kesinlikle, kalemini sevdiğim insan! işte bu oyunda o kadar çok duygu var ki tek bir kişinin oynadığı, işte budur oyunculuk bence..

Beni bir tiyatro oyununa gömün diyorum ya, ya bir şey diyeceğim, o oyun Bülent Emin Yarar oyununa denk gelse cennetim o olur mu acaba ??

İnsan sağlığını korumak için Bülent Emin Yarar özendirilmelidir halka..

Bana dostunu söyle sana Bülent Emin Yarar diyeyim..

Sakla samanı zamanı Bülent Emin Yarar..

Ak akakçe Bülent Emin Yarar bileti içindir..

Bülent Emin Yarar bir kere ve bir ömür özlersin sonra..

Üşütmüşüm doktor bana Bülent Emin Yarar yaz!

Baş harfleri bile nezaket kardeşim! BEY ! Bülent Emin Yarar..

Bıyığı güzel, saçı uzun adam,

Odama, evime posteri koyacağım ilk sanatçı, oyuncu, emekçi,

Özlediğim insan,

Ömrümden sana ömür katılsın da sen sahnede daha ol da insan kazanalım

Seni Seviyorum Değerli Usta..

01.04.2017 Cumartesi, 01:54