Fil Adam

Emin olarak gittiğim ve “Kesin yine harika bir iştir” diye düşündüğüm Tiyatro Küp oyunlarından biri. Beğendim. Yazıyı biraz geç yazdım, hazmediyordum o sırada belki de. İlk defa projeksiyon kullanımı rahatsızlık vermedi bana. Yok ondan değil, şimdi siz sempatisi var o yüzden falan diyeceksiniz, o sizin kendi cahilliğiniz, bu yüzden yazıyorum işte, gidin tiyatroya da kalmasın diye, temizlensin da.. Projeksiyon tadında, damağında, sinema ile alakasız şekilde kullanılmış, bence güzel olan bu! Yahu diğer türlü sen bana tiyatro oyunun içinde sinema izletirsen, ben seni sinema ile kıyaslarım, ki sen bu durumda teknik olarak zaten sınıfta kalırsın, sinema salonundaki ses sistemi ile seninki aynı mı? hadi geçmiş olsun! Üstüne üslük, otuz metrekare perdede bunu izleyip sonra ufacık kalan insanları “İzle” diyor, adı “Yönetmen” arkadaşlar. Bu arada bu oyunun yönetmeni ile iki kere görüştüm, bir Uzun Bıçaklar Gecesi oyunu sonrası, bir de Fil Adam oyunu sonrası, yani yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyor, can ciğer arkadaşım, abim, anam babam değil yani. Sektördeki standart denklem yok bende. Uzatmadan, baya bir söylendim çünkü, özel günlerdeyim sanırım. Yalan mı? adına sezon diyorlar, yazın tiyatro yok! tam saçmalık.. gerginim arkadaş!

Projeksiyon kullanımı gayet iyiydi, sadece görüntü perdedeydi, oyuncular oynadı ama oynarken biz göremedik onları. Bu oyununda fragmanı yok, artık kafayı yiyeceğim yahu! Bu kadar güzel oyun koyuyorlar sahneye ama görüntü yok, oyun öncesinde.. fuayenin de biraz daha iyileştirilmesi gerek bence, ufak masalar atılabilir oyun zamanı, seneye dört oyun çıkarıyorlar yanılmıyorsam, baya bir bilet satılacak o oyunlara hissediyorum, o yüzden seyirciler ayakta kalmasın diye şe ettim..

Fil Adam, biraz yakışıklı kaçtı gibi sanki ama yine de hakkını vermek lazım, performansı kötü değildi. Ama bana göre iyi olması için yakışıklı olmaması lazımdı diyerek ultra saçma bir cümle kurmak istemezdim. Brad Pitt sendromu sanırım bu durumun adı, adam yakışıklı diye Oscar alamıyor! Sonuçta adamın güzel olması, yakışıklı olması onun suçu değil, elinde de değil, bu bağlamda performansı gayet iyiydi diye toparlamak isterim, hakkını yiyemem. Son sahnedeki “Ölüm Anı” oldukça başarılıydı.

Oyunun adı diye önceliği ona verdiğimi açık yüreklilikle dile getirmek isterim. Çünkü o esmer kız “ef sa ne”.. böyle bir şey yok. kesin izleyeceğiz onu gelecekte televizyon yapımlarında ya da beyaz perde de.. kırmızılı bir elbisesi var.. açın bakın kimmiş, her şeyi yazardan beklememek lazım değil mi ? sahne duruşu çok iyi oyuncunun, güzel mi derseniz, bence oyuncu güzel ama farkında değil, bunu şunun için söylüyorum, farkında olsa biraz egoyu bize yansıtırdı, alımlı olmak değil de bu, içten bir mesaj, “Sahnede güzel var, akıllı ol” mesajı. Şüphesiz gelecekte yapacaktır bunu, zira bence çok yetenekli.

Bu arada son oyuna yetiştim 10 hazirandakine. Ne zamandır ha gideceğim ha gideceğim, gidildi işte. Kostümler harikaydı yahu! Hatta ben şey dedim oyundan sonra “Buraya geldiğimde, oyun başladığımda bir an kendimi ödenekli bir tiyatro oyununda gibi hissediyorum” öyle bir ambiyans var ki, sonra hatırladım ne işler olduğunu sözümü geri aldım, kötüye benzermemek lazım! Profesyonel de var sonuçta ama.. neyse dağılıyor konu devam.. Her şey yerli yerinde, tam düzgün, emek harcanmış ve zarif. Işıklarda öyle, kırmızı mavi geçişler. Çalışıyorlar arkadaş, gerçek bu işte. Twitter’da oyun çıkamıyor ki, yani twitter’ın öyle bir özelliği yok, olsa zaten biz sanat camiası olarak dünyada Broadway falan halt etmişti! Sahnede olması için emek lazım işte.. o da burada..

Dekor diyeceğim, ama yani o metrekarede bence daha ne yapılabilirdi diye düşünüyorum, bütün giriş çıkışlar kullanıldı, alttan üstten yandan, herkes organize şekilde değişimler falan.. gayet iyiydi.

Sahne geçişlerinde Fil Adam rolden çıkmadı güzel bir detaydı, sadece ilk sahnede dekoru taşırken gördük orada da dekoru o taşımasaydı da, gizli kalsaydı bence iyi olurdu. Merak ederken o şekilde görüp sonra role girmesi biraz olmadı gibi ama buna ben dikkat etmiş olabilirim sadece, önemsiz bir istatistik gibi hissettim kendimi bir an. Neyse devam..

Doktooorr!!! İyi performans. Bazı yerlerde sesi çıkmadı ama biraz daha yüksek olmalı rölanti sesi. Onun dışında tonlamalar, duruş gayet iyi. Bu arada kadro oldukça kalabalık, prodüksiyonu zengin bir oyun, anlattıkça çıkıyor bende de, farkındalık üzerine düşündükçe yaratılıyor sanırım.

Klima ilk perde de sanatın içinde bulunduğu duruma isyan etti ve resmen bizi pişirdi salonda ama ikinci perde de kendine geldi ve hangi tiyatroya ait olduğunu, nasıl güzel işler sahnelenerek bu zor günlerden çıkıldığını anladı, dolayısıyla rahat bir ikinci perde bizim oldu sayesinde.. iklim şartları önemli.

Sahne arkası da şüphesiz önemli, mesela ışık ses kim yapıyor onu sormadım, bakmadım da, okudum ama aklımda tutamadım sanırım. Şimdi baktım tekrar merak ediyorsanız bakabilirsiniz tiyatrokup.com’da var. hiç hata yapmadı, girişler çıkışlar vs. helal olsun. Bu arada oyunu izlerken bir taraftan sürekli oyun izlediğim için, teknik olarak da izlemek doğallık gereği gelişti, projeksiyonda oyuncular senkronu hiç kaçırmadılar, ya da ben fark edemedim ama gayet iyilerdi. Belli ki çok çalışılmış. Harmanlanmış diyelim emekle oyun. Saçlar da, özellikle şüphesiz bayan saçları gayet başarılıydı.

Yeri de çok iyi sahnenin Taksim’de, İstiklal Caddesinde meydana yakın iki sokak arka paralelde, meydana beş dakika uzaklıkta, saatlerde iyi oyunların, 20:00, anadolu yakasından gelenler dönebilirler rahatça, örnek ben.

Rejisörün de ekibinde hastasıyız, yeni oyunlarını merakla bekliyorum desem hiç kimseye ve kendime haksızlık etmemiş olurum sanırım. Allah rızası için fragmanı olsun oyun sahnelenmeden! ve bir de 'Yeni bir afiş tasarımcısı' diyorum ve bana müsaade.. bu tarz kaliteli oyunlar olduğu sürece bu ülkede, tiyatroya hiçbir şey olmaz, vallaha da billaha da hissettiğim bu.

19.06.2017 Pazartesi, 00:13