Deniz

Ya bu kadar güzel gülersen yine suratıma şak diye amansız apansız aniden hiç beklemediğim anda, ya da beklermiş gibi yaptığım bir anda, ya da kendimi inandırıp beklediğimi sandığım ama hep beklediğim bir anda ? ne olacak o zaman ? o zaman duracak mı mesela zaman ? sen yüksekte olacak mısın ya da? ben bir deniz olacak mıyım? her şey yolunda ise sen atlayacak mısın o denize? sen atlasan bile ben tedirgin olurum ne kadar yüksek acaba bir şey olur mu diye.. sahi ya bu kadar güzel gülersen yine ?

Hem sen neden o kadar yükseğe çıkmak istiyorsun ki? Neden o kadar yükseğe çıktın ki? Ne kadar yükseğe çıktın ki sen? Benim ölçmem biçmem bakmam kontrol etmem lazım ama defalarca her bir keresinde kesinlikle ve dikkatle.. Önerim var.. sen yine de atlama, yahu ne olur ne olmaz alalala, istemiyorum işte.. bak şöyle yapalım, su yükselsin evet.. böylelikle ayacıklarınla sen bir bak suya.. belki soğuk gelecek ya da çok sıcak neden olmasın, neden olsun ya da.. hem o zaman atlamana gerek kalmaz buyur eder seni, sende güvenle dahil olursun olmaz mı.. hadi tamam de.. lütfen ama.. lütfet ama.. nasıl mı olacak e çok basit sen o kadar güzel gülüyorsun ki.. gülümse yeter.. gülüm’se yeter..

hani şu dişleri güneşi kıskandıracak kadar parlayan,

duruşu sultanları özendirecek kadar asil olan,

saçları baya baya tatlı olan,

gözlükleri çıkaydı da güzel iki göz göreydik dedirten ama şapkası bu sefer beyaz olan kızdan bahsetmiştim ben..

hatırladınız mı? umarım hatırlamamışsınızdır! Yahu ne gerek var hatırlamanıza ben hatırlıyorum hep, size ne arkadaş ya, neler oluyor yahu bu dünyada, neler olamıyor belki de bu dünyada ama tatlılar her zaman parlar değil mi? asil olan beyaz değil midir? Duruşundan bahsetmiş miydim kızın, gözlüklerinden.. o iki ‘balık’ gözünden..

hadi gel bırakalım bu dünyayı, bu hayatı, bırakalım da harfler kelimeler tamam sonunda cümlelerde peşimizden koşsun.. hani şu ince beyaz kumu olan sahiller var ya onlara gidelim, biraz sıcak olur ama olsun.. koşalım mesela kıyısında.. sen Deniz'e bir bak belki odur Deniz'in belli mi olur, sonra koşalım ama çok, tamam gözünde olsun gözlüklerin yuvarlak yuvarlak, elbet yorulacağız işte en güzel kısmı orada başlıyor, uzanalım güneşi karşımıza alıp nedir senin derdin diyelim ? olmaz mı ? hem belki el ele tutuşuruz hiç belli olmaz, çünkü hava sıcak sonuçta..

sen o kadar güzel gülerken nasıl onca deniz taşmıyor anlamıyorum, anlayamıyorum belki de, en azından evi su basması beni haklı çıkarıyor, bir şekilde denizler geliyor sana, evine, yatağına, odana, sana, senin için sana.. artık denizler sana gelir olmuş..

bunların hepsi için fazla aşırı geç, bir yazar bir aşık bir yazan ancak bu kadar güzel gülen birinin denizi olup buharlaşıp ağzından girip damlalar halinde kanına karışıp kalbine gider.. bir dost, iki arkadaş, aynı yerden bakmak, edebi muhabbet, değerli vakitler, doğmak, ölmek, imkansız, en başta, işte bunların hepsini koyup bir küçük kaseye karıştırmak lazım ama baya karıştırmak lazım sağlam parçalara ayrılmalı hepsi ve bir diğerinin parçası olmalı sanki eskiden başka parçaları yokmuş gibi yine yeniden hep her daim..

hadi tamam sen bulduysan yatacak bir yer tamam.. güzel uyu olur mu hep acımasızca her daim.. bırak sen beniiii.. ben merak edeyim senin sesini, soluğunu, nefesini, nefsini, kokunu, ellerini, saçlarını, boynunu, ayaklarını, göğüslerini, kollarını, burnunu, bacaklarını, sarılmanı, sarılmalarımızı, dokunuşları ama yetken değil hepten!

Belki dişin çürür doktor dolgu der, dolgu yoktur, beni koyarsınız oraya, artık ağzının içinde bir ömür yaşarım seninle, dibinde, içinde.. beni ağrı kesici olarak damarlarından verseler mesela, ben savaşsam kim sorun çıkarıyorsa vücudunda sana bana bize..

neden olmasın ki? Neden olamasın ki? Bir gün belki en güzel denizde masmavi yüzmek neden olmasın.. senin yolundan gelen bir deniz olur belki, sen o yolda giderken karşına çıkan. Ya da sı yok bu sefer ama..

o kadar güzel gülmek olmadı bence, haksızlık olmadı mı diğer yaşayan canlılara.. hayır ben onları düşündüğümden söyleniyorum böyle, ya bir daha gülersen öyle.. e güneş tribe girer ben doğmuyorum arkadaş derse, ne olacak dünyanın hali..

bir şey diyeceğim.. sen birazdan ‘Gül’ ben yoldayım güneşi ikna ederim..

Güzel Uyu..

02.05.2017 Salı, 00:29