Dedemin İnsanları

Beğenmemek elde değil, Çağan filmleri candır kadrolu. Bu filmin belki de öncekiler kadar ses getirememesinin nedeni final bölümü olsa gerek. Çetin Tekindor, harika bir performansla ile karşınızda.. doğal, net oyunculuk.  Kostümlerinde etkisi var tabi ki, jilet gibi.. Analitik düşününce filmi, ne kaldı aklımda? Gökçe Bahadır, oldukça başarılı. Bu filme kadar soru işareti vardı kafamda ama an itibariyle bence gayet iyi bir seviyede diyebilirim. “Çetin Tekindor olmasa, bu film izlenir mi?” derseniz, “Zor” derim. Hele ki final bölümü iyice dip nokta olmuş. Çağan Irmak, yazarı yönetmeni vs birkaç unvanı daha vardı, yazılarda, neyse, gerçek hikayeyi anlatmış. Yani filmde olanlar gerçek. Ben bilmiyordum. Gerçek olabilitesi yüksek gelmesi de sanırım filmin güzel olduğunu gösteriyor. Seyirciyle buluşmuş diyebilirim kendi adıma, yine de Çağan Irmak’ın yüksek memnuniyet sağlayan filmlerini izlemek ver sonrasında bu filmi izlemek, sonrasında ya “neden “Babam ve Oğlum” gibi değil” düşüncesi otomatik olarak su yüzüne çıktığı için, yapacak bir şey yok. başka bir yönetmenden izleseydim belki de "Harika" diyebilirdim. Bazı oyuncu seçimleri inanılmaz yanlış olmuş, hiç alakasız zorlama oyunculuklar olmuş, ittirmeye çalışıyor kişi, yapma da işte olmuyor. Yazlık mekanlar daha ön plana çıkabilirmiş diye düşündüm, hiç manzara, yukarıdan görünüş yok, ağaç çiçek böcek gördük tamam ama neredeyiz? Filmde ara ara hatırlasak iyi olurmuş, anlatıcı şuradayız deyince aklımızda tutma sorumluluğu yüklenmesin olmaz mı..

 Şöyle bir düşündüm de, o halde Çağan Irmak küçükken kötü kalpli bir çocukmuş! Şakası bir yana, kişinin kendisini anlatması, filme çekmesi zor olsa gerek. Hele ki yazması en zoru olsa gerek. Ben hep karakterlerin yerine kendimi koyduğum için genelde ne yazsam “Sensin” deniyor, evet benim de beynimdeki bir karakter o, ne bileyim zor gibi.

Başlarda çok küfür ediyordu adam, sonra bıraktı küfrü, orada bir devam sorunu oldu gibi karakterin. Hümeyra çok tatlı ama filmde, mezarlık sahnesinde de, boyarken de tabloları çok şirin. Dükkana gelen doğulu çırak çocuk, ismini ara ara zor buldum, o da IMDB’de bulabildim! Yapım şirketinin web sayfasında da bulamadım iyi mi! neyse, Hakan Arkal ismi. Bence iyi yerlere gelecek bir kardeşim.

Dükkana sandalye koyulma geleneği çok iyi. Hayatta yazmam buraya, açın izleyin filmi baştan sona izleyin.. özellikle “Kefen” sahnesi de çok çok başarılı.

İyi ki sinemaya gitmemişim bu filmde.. yine salya sümük olurdum, yıllar önce sevdiğim kadın “Beyaz Melek” filmine gidelim demişti, bendeki de huy işte, konusunu okumuyorum, beklenti oluşmasın tamamen sürpriz olsun diye, oldu! Filmde baştan sona orta yaşlı, torunu yeni olmuş ev kadını gibi zırladım yahu. Şaşırdı tabi o da, şimdi baktım yılına doğru mu hatırlıyorum diye, yeni tanışmıştık evet o zaman.

Şişe de ne yazıyor bileydik iyiydi.. merak etmedim değil valla.. İhtilal kısmı da biraz hızlı geçti gibi sanki. Sonunda ne olduğu göremedik kötü adam’a. Hoş konu o değildi tamam ama, sonunda kötü olacak diyorsan sonunda ne olduğunu görelim, kötü olması şart değil. Babalar gününde izleyince tabi biraz duygusal oldu, hüzünlendim valla yalan yok. Beyonce ‘da iki çocuk doğurmuş bugün bangır bangır yıkılıyor ortalık sanki memleket olarak başka haber yok! senin benim çocuğum olsa haber yapmazlar, yapılan haberleri de görüyoruz. Neyse konudan konuya olmasın. Bu zamana kadar bu filmi, diğer izlemem gerekirken izleyemediğim filmler gibi izleyememiş olmam ise tamamıyla benim eşekliğimdir.

Düşünüyorum da “Dedemin İnsanları” filmin adı ama biz dede’yi gördük hep, insanlara o kadar değinilmemiş ki filmde, kararsız kaldım sanırım, yazdıklarıma şöyle bir bakınca, beğendim mi beğenmedim mi, beğendim gibi mi yapıyorum? Karışık biraz, ama şu var, Çetin Tekindor’u çok beğendim diyeyim fazla uzatmadan kaçayım.. İyi seyirler, izlemeyenler izlesin emi!

18.06.2017 Pazar, 23:09