Bir İsyancının Savunması

Oyun. Beğendim. Reji de güzel, oyunculuklar da güzel, tiyatro disiplini belli, bence izlenmesi gereken bir oyun. Kendi adıma çengeli attı bana, “ kauçuğun petrolün değeri ile, elektrik ustasının değeri aynı olur mu ? “ dekoru sade temiz, salak saçma değil, ne ise o, iş görüyor bitti gitti, bize o lazım zaten, devasa 8 metre dekor yapıp salak saçma sahnede durmuyor. Günümüz dünyasına konusu hitap ediyor, ya senden olacak ya başkasından, bir yere ait olacaksın, birilerine evet demek zorundasın ama arası yok! Nasıl yok var işte, anlatıyor oyun. Temiz olmuş oyun, sağlam temellere dayanmış.

Nasıl bitti anlamadım oyun, böyle oyunlara bayılıyorum, saate baktırmayacak oyun, şıngır şıngır akacak, bir baktım perde bitti, sonra oyun! Ne kadar güzel değil mi ? hayatımda bir kesit gibi izledim geçti. Ben zaten tanıtımların çok iyi olmamasından anlamıştım oyunun iyi olduğunu giderken de söyledim arkadaşlarıma, genel de öyle oluyor, sağlam sanat yapmaktan, ayakta kalmaya çalışmaktan, tanıtımlara çok vakit kalmıyor.

Akılda kalan çok şey var oyundan, sağlam cümleler var insanı etkileyen, insan davranışları üzerine dersler veren ciddi bir oyun. Müzikleri de çok tatlı oyuna harika eşlik etmiş.

Kadroda öyle bir iki kişi değil dolu dolu, ne gerekiyorsa o var kadroda, onu atalım bunu şöyle yapalım olmamış, klasik ben, beğendim ya tamam öv de öv. Yalan mı ama gidin izleyin o zaman deyin ki yanılıyorsun şu noktalarda ! her cuma Kadıköyde Dora Sahne’de 20:30’da.

Ben en çok sahnede lokal yandığında diğer tarafta karanlıkta kalan oyunculara bakarım, hiç kıpırdamamaları kapandığında ışık öyle kalmaları gerekir, bu oyunda da baktım, harikalardı, gurur duydum, insan Bilge’nin dediği gibi kendisinden bir şeyler görünce, hakikaten rahatlıyor ya, mutlu huzurlu hissediyor. Bir daha mı izlesem acaba ? hmm..

11.02.2017 Cumartesi, 13:09