Aile

Dört harfle kolayca yazılıyor ama keşke o kadar kolay olsa sahip olmak da.. artık zorlaştı günümüzde bu “Kuruma” sahip olmak, öyle derler ya, “Dünya Evi” ne girmek hani evlilik.. peah! Nerdeeee.. bu zamanda kızlar da, erkekler de hep ihtiras, heyecan, daldan dala, oradan oraya.. bilmiyorum haklılar, ya da haklı var mı, benim derdim insanlar değil bu yazı da, bu gece.. Aile, sadece.. Üniversitedeyken, doktoraya kadar gideceğimi, askere geç gideceğimi söyler dururdum, evlenip dört çocuğum olacağını, sofrada hayal ederdim hep ailemi. Okul bitti ilk askere giden ben oldum. Hayatın cilveleri. Ben kesin evlenirim diyordum, sonuç ortada, temiz otuzu devirdim.. herkes “Tam zamanı” diyor onu da anlamış değilim, maçta son dakikalara beraberliği bozacak gol gibi bakıyorlar sanırım, kıvırcık saçlı kız çocuğum olacağını iddia edenler var mesela, annesi olmadan nasıl yapabiliyorum sorusuna cevabı olmadan iddia edenler tabi ki..

Metroda, otobüste, Kadıköy’de, orada burada bakıyorum, harika ötesi, tatlı güzel kızlar var, yahu diyorum kim bilir ne düşünüyorlar hayata karşı, ne hayalleri var, ne düşünceleri.. e zor tabi ki hayat bu zamanda, daha hızlı yaşandığı için ve daha hızlı yaşayan insanların hayatlarını hızlıca görebildikleri için zor.

İnsan kendinde olmayanı ararmış belki de o yüzden arayış, aile konusunda, oldukça sıkıntılı yıllar geçirdim desem yeridir, sanırım anne baba falan yemek yiyişimiz bile sayılıdır. Dedim ya olmayan bu belki de bende, çok istersen olurmuş diyorlar, demek ki ben çok istememişim ya da istemem şuan yeterli değil.. ya da istemiyorum sadece bık bık ediyorum.. karar siz okuyucuların, e öyle, ben yazdıklarımı hatırlamadığıma göre, sizin analiz etmeniz çok kolay, çeliştiğim yerler, kendimi kandırdığım belki de, hatta farkında bile olmadan yalana karıştığım her yer apaçık ortada.. başarılar..

Anne, çok önemli bence aile içerisinde, her ne kadar baba ailenin direği, evin direği falan deseler de, bence annenin yeri çok özel, evi, aileyi çekip çeviren anne, hayatla savaşan belki de, düşünsene kadın özgürce nerde akşam orada sabah, onla bunla takılmak yerine, sosyal medya da fink atmak yerine, bir eş seçiyor, bir evin çatısı altında sorumluluk alıyor, dakka bir gol yüz bence, hangi kadın neden yapsın ki artık böyle bir şey, gerek yok gözüyle bakılıyor, sevmek sevilmek hep rol! Onu dene bunun tadına bak.. hızlı hızlı takıl.. sonra kafayı ye kal ortada.. çocuk yapmak bile bence çok büyük bir zahmet değil mi ya? Ne güzel bir anne olacaktın.. ef sa ne.. yani gene olabilirsin tabi ki de eksik söyledim, annemiz diyeyim kendime pay biçmek adına.. yoksa senin herifle sen bilirsin ben ne karışırım.. komşumuz Nazlı Teyze gibi tonlayayım dedim.. “koca herif oldun hee Şivan” diyordu bana.. kırmızı yanaklarını sevdiğim kadın ya..

Fedakâr kadından anne olur bence, bencil, kibirli, aman uğraşamam tarzı kadından değil, annelik biraz değil baya zor iş.. bir kere erkek olarak, anne olan kadına biraz daha hassas davranmak lazım orası kesin, daha anlayışlı olmak gerekiyor özellikle duygusal olarak, direk hayatı kısıtlanıyor çünkü kadının çocuk, özgürlüğü kısıtlanıyor, bu bağlamda biraz iletişime önem vermek, belki yalnız bir şeyler yapmak gerekiyor, yahu ben böyle anlatıyorum da zamane kızlarını gördükçe acaba boşuna mı yazıyorum diye de düşünmüyor değilim, sanki yazdıklarımı, son dakika gelişmesi olarak veriyorlar televizyonda, benimki de laf ya! Yazmazsan yazma dediğinizi duyar gibiyim..

Kadın için söylenecek çok söz var aslında, giyinmeyi bilmeli bence bir kadın, kendine yakışanı giymeli aslında kilit cümle bu, ne abartılı, ne sade, ne de zarif, pahalı ucuz değil, kendine yakışan neyse o işte.. güzel konuşmalı bence, nerede ne konuştuğuna dikkat etmeli, mesela şu eski muhabbeti, eski erkek arkadaşları anlatma durumu, net söylüyorum, ölün geberin, soran kimse o da ölsün gebersin gerekirse ama eskileri anlatmayın, bak eski erkek arkadaşının adını defalarca karıştırıp adama hitap etme tabi de, o da önemli, hele eskisi yenisi adı aynıysa ve sen ikisini de yanlışlıkla hitap ediyorsun bak o efsane olur işte.. neyse, ne olursa olsun eskilerden bahsetmeyin, hiç gerek yok, bir kadını seviyorsan, eski erkek arkadaşını ya da eski eşini sevmek zorunda değilsin, bilmek zorunda da değilsin, adamın izini süreyim ‘stalklayım’ acaba şöyle mi seviştiler, böylemi seks yaptılar, gibi düşüncelere sokmayın erkekleri, hikaye bu.. baya baya övünen kadınlar var yahu, bir erkek arkadaşım şöyleydi öbürü böyleydi, yahu ne yaşadıysan saygımız sonsuz da, hayır anlatma kısmı nerden çoştun.. kendini tamamlayamamış insan modeli, başka ne denir ki? Ne denilebilir, amacı olmayan mantıksız insan.. bana ne senin seviştiğin erkeklerden, ya geçen Mertoviç’e dedim ki napıyor acaba dedim, bendeki de tam hanzoluk, ara sorsana kendisine, arkadaşına sorunca sanki öğreniyorsun da, dedi ki haberi gelir bir gelişme olsa, dedim ki nasıl gelecek? Hiç ortak arkadaş yok mu dedi, valla yok dedim. Nası ya dedi, küfür ettim, yazayım mi?

Eskilerden bahsetmek sadece kızlara özgü değil, erkeklerde çok sever onu yaptım ettim, sonra ağlar arkasından ama onu anlatmaz arkadaşlarına ortamlarda, çakma erkekler siziiii.. erkeklerde dikkat edilmesi gereken en önemli konu bence babalık sorumluluğu alıp alamayacağı, çünkü karın artık anne oluyor dolayısıyla sen hem anne hem çocuk sorumluluğu alıyorsun. Davranışlarının daha olgunlaşması hayat şartlarını ona göre düzenlemen gerekiyor, yoksa kafana göre takılma kısmı yok.. en çok çocuk olduğunda erkekler eşleri dışında kadınlarla birlikte olmak istiyorlarmış, çok enteresan değil mi? bu aldatma konusunun bence kadını erkeği yok, insan önce kendini aldatıyor sonra karşısındakini.. neyse bu konuyu daha fazla uzatmıyorum yoksa ağır yorumlar yapabilirim.

Kadının erkeği gerçekten çok sevmesi ve hiçbir şekilde kim ne derse desin bırakmaması çok önemli, kalbinden yüreğinden, gerçekten sevmesi, o zaman aile ol, hiç korkma, erkeğinse kaçmayacak olanı makbul, karısına aşık ama sırılsıklam, eşini, yeri gelecek kızı gibi, yeri gelecek annesi gibi görecek, çok sevecek ama hep bir saygısı olması gerekiyor. Çiftlerin birbiriyle olan iletişimi en önemlisi, konuşabilmek her şeyi, her koşulda, çatır çatır ve anlaşmak konuşulan konularda, ne olursa olsun küs yatmamak, sarılmak belki de, ünlü düşünür Mertoviç’in dediği gibi kadın “Denk gelecek abi” doğru diyor, kendimce inandım valla, tamamen şans işi bu, denk gelecek, bakarsın ansızın bakarsın hiç, ben bu hiç kısmına daha yakın gibi görüyorum kendimi, kiminle tanışsam salak saçma kurgular, planlar, sorgulamalar, yahu ben kendimi çözebilsem zaten sana anlatırım, sen o düşünce yapınla kaç gün oldu da hayatım da her şeyi çözmüşçesine yorumlar, kararlar falan, hayırdır ya seni kim çizdi? Diyemiyorum tabi. İnanmak önemli, ben biraz da bunun acısını çekiyorum sanırım, inanmışım Aile olabileceğimize, golü oradan yedim, dedim ya kadın erkeğini sevecek diye, arkadaşları ailesi akrabası ne derse desin, kadın için zaten bir ailenin parçası olmaktan aile sahibi olma aşamasına geçmek doğum gibi bir süreç, bu süreci kadının atlatması kolay olmuyor, o yüzden nişanlar atılıyor ya, çünkü her kafadan bir ses çıkıyor, bir öneri, görüş, sen bilmezsin kızım bak şöyle olur, kadın dediğin yüreğinin sesini dinleyecek onun bunun sesini duyacak sadece, dinlemeyecek.. zaten çok severse kadın böyle oluyor, diğerlerine kulak veriyorsa anla ki sevmemiş demek, bendeki durum gibi, sen seviyorsun diye onun da seni sevmesi gerekmiyor, seviyorsun diye görüşmen de gerekmiyor, şizofrenik gelebilir ama biraz zaman bırakın anlarsınız, zamanın şartları zor. Binlerce insan tanıdım belki hayatta, artık biriyle tanıştığım zaman geçmişini ve geleceğini düşünür oldum, o an söylediklerini sadece duyuyorum. Bir kişi karşımda konuşuyor ama ben onun konuştuklarından çok farklı yerlerde olduğunu, bazen hayaller aleminde gezdiğini gerçekçi olmadığını, bazense çok başarılı olduğunu ama farkında olmadığını görüyorum, bazen söylüyorum kendiine, bazen kelime ve nefes ziyan etmiyorum. Zamanın en büyük getirdiği hata, her şeyi bilirim düşüncesinde olup sonra tıpış tıpış söylenilenleri yapmak, yalandan delilik diyorum ben buna. Uyumuşsundur saat üçe geliyor. Bana ilişki konusunda bir insanın akıl vermesi için bence aile kurmuş olması gerekiyor, bekarsa zaten konuşacak çok bir şeyimiz yok gibi, ama Mert gibi orijinal yorumlardan etkileniyorum mesela, tatlı oluyor, kafa açıyor desem yeridir. Kafama yattı tamamen şans.. seni ne zaman unutacağım onu sormadım bak, az önce yarım bıraktığım filmi izliyorum bitti, dedim ki kendi kendime herkes zamanla unutur yahu ben zamanla daha çok seviyorum.. e özlüyor insan, dedim sana giderken hayallerini de al götür diye ama.. kıskanıyor tabi, dokunduğun kalemden, asansörün kapısından, tenine değen parfüm tanelerinden, şampuanından, musluktan, yastık ve yorgan kılıfından, ayakkabılarından, eteğinden, buzdolabındaki elmalardan, masandan, bilgisayarından, dokunmasan olmaz sanki şu telefona her dakka.. sevgilinden niye kıskanayım seni daha neler ya.. adam seni seviyor, sen sevmesine izin verdiğine göre adamdır diye düşünüyorum, e seni seviyor adam, ilgi gösteriyor, mesela benim yapamadığım yapmayacağım şeyleri yapıyordur, çiçek alabilir mesela sana, sonraaa günaydın mesajı atabilir, ben genelde sabaha karşı güzel uyu diyorum, o iyi geceler öpcüüğü gönderebilir, ne güzel, bence sorun yok, seni seveni seviyorum sanırım gıyabında.. üniversite bir kız arkadaş adayım diyeyim, konuştuğumuz 1-2 hafta sevgili gibi olduk diyelim, sonrasında hemen üst sınıftan bir çocukla çıkmaya başladı, bizim okuldakiler bu yazıyı okusa basarlar kesin kahkahayı, gülmeyin yyaaavv, neyse onlar sürekli tartışıyorlardı ama ben çocukla çok iyi anlaşıyordum iyimi, sürekli maç yapıyorduk bahçede, kız selam vermezdi sınıfta, kantinde, ama çocukla hep selamlaşırdık, enteresan günlerdi, tabi bir şey olmayınca aranda çocuksu kalınca ilişki, dolayısıyla yeni ilişkisi komik geliyordu. Çocuklarla dalga geçiyorduk, napalım, bu kadar hızlı benden ona bu ne hız, sonra face sağolsun birkaç yıl önce, evlendiğine rast geldim, iz sürmüş olabiliriz benim üni tayfasıyla, çok şaşırmıştık valla.. neyse Allah mesut etsin dedik, şimdi de diyeyim. Şimdi olsa mesela, elbet denk geliriz sevgilisiyle, eşiyle o zaman ki gibi olma şansı yok tabi de, ben o yurt dışındaki kafalar gibi değilim, sohbetini dahi sevmem edildiğinde, seviyorsan bir insanı seviyorsundur, özeldir, o ben eski yeni sevgilileri yemek yiyecek halimiz yok. o kadar anlattın ki çocukları merak etmedim değil, Allahtan sadece isimlerini biliyorum oradan yırttım, yoksa bakardım valla hangisinin gülüşü bana benziyormuş, eski sevginin yeni sevgiline benzemesi güzel bir şey mi acaba bilemedim. Bir günlüğüne dahi olsa kadın olup dünyaya bakmak, dünyayı hissetmek isterdim yalan yok..

Eski sevgilinin, yeni sevgilisinden ayrılıp, eski sevgilisini suçlaması da komik geliyor, eski sevgilinin hiç cevap bile vermiyor oluşu bence kayıtlara gurur kaynağı olarak geçmeliyse de, durum bu zamanın enteresan bir sonucu diyelim, hızlı yaşamın yan etkisi belki de.. kesinlikle ve kesinlikle eski sevgili ile görüşmeyin çok net, ara sıra yatmak için, onu bir vücut istasyonu olarak falan, kesinlikle ama kesinlikle kullanmayın, beyne verilecek en büyük zarar bu, bakın vücuda, hislere demiyorum, direk beyni köreltiyor.. biz dost kalıyoruz falan sözleri biz aptal kalıyoruz demek.. eski olmayaydınız o zaman derim.. yalan mı? bak senle bana biz görüşüyor muyuz, hayır, neden, ben öyle istedim, neden, çünkü sana engel olmak istemedim, hayatta en değerli şey zaman, geri alamıyorsun, ekstra talep edemiyorsun, insanların hayatından tamamen çıkmanız bence, ne kadar acı verse de ona yapılabilecek en güzel iyilik, onu en güzel şekilde sevmek, yoluna gitmesine, yeni bir oluşum içerisine girmesine izin vermek.. belki çok iyi saf çocuklar çıkar karşısına, yükseltirler onu, neden olmasın dener işte.. bir insan bir insanı severken, bir insanın diğer insanla birlikte olması, öpmesi falan nasıl bir duygu acaba, ben benim sevdiğim gibi sevilecek miyim acaba merak ediyorum. Merakımı gidereyim, rüyamda! Yok yok laf sokmadım kendime valla rüyalar çok acayip süper gidiyor bu ara, anlatamam, arkadaş inception filmindeki uyku rüyaları gibi. Anlatmam canım, yok ya öyle sevişmek seks değil, ruhunuz sapık la, sakin.. konuşuyoruz mesela harika oluyor, baya baya muhabbet.. bak çok isteyince oluyormuş, nerede olacağı değişebiliyor sadece.

Eski sevgili ne yapıyor diye bakmayın, örnek ben, bırakın ne yapıyorsa yapsın, okuyorsan mesela bu yazıları ki sanmıyorum ya, okuma bence, devam et hayatına. Arabanıza binin dolaşın, sinemaya bilet al hediye et falan, ya da bir oyuna gidin, benim oyunlardan biri olmasın lütfen, seyircilere bakıyorum, oyun yarıda kalsın istemem, tatile gidin ne bilim yapın bir şeyler işte da.. yardım istendiğinde bir kere yardımcı olmak istedim onda da gazabın kralını yaşadım, şimdi Allah korusun bir şey olsa, yeminle oturduğum yerden kalkmak istemem, samimiyetle, bütün arkadaşlarımda bilir ses etmezler o yüzden, bırak haber vermeyi.. sen istemezsin ama yardım biliyorum, neden dersen senin de benim gibi kasların güçlü, zorluklarla uğraşa uğraşa insanın kasları gelişiyor bir süre sonra yardım isteyene kadar çözüyor sorunlarını ya da her neyse onu.. çok uzun oldu biliyorum bu yazı, çünkü yine konular birleşti, bu tez bende kafa bırakmadı yüz sayfa yazı yazınca aylardır, değiştir tekrar yaz, ekle çıkar, kafa kalmadı valla.. oturmuşken kaç konu varsa konudan konuya atlaya atlaya döküldüm.. kapıya bakıyorum şuan, “Hadi gelmeyecek misin” dediğini düşündüğüm, hayal işte, kurulması ücretsiz acılı.. ben gelmeyince sen geliyormuşsun yanıma, kurulup yanımda uyukluyormuşsun.. az fotomuz var be, aynen.. az emek ettim diye suçluyorum sanırım kendimi bazen ama haklı sebeplerim olduğunu da biliyorum, sonrası yine özlemek. Gazoz kapaklarım artıyor bu arada, neden gazoz kapağı deniyorsa, varsa  yoksa iki tanesi gazozdur gerisi ağırlıklı sade soda, sade soda kapaklarım diyeceğim artık. Bugün şey geldi aklıma, metroda senin duraktan biniyorsun parmağında yüzük var.. yaaa nasıl ama dramı kes! Sen beni görmüyorsun ben seni görüyorum falan, tam “ Acıklı Komedi “ ya, proofesyoneeelll!!! Özlediğim adam ya.. Bülent Emin herkese Yarar! Bir daha sahneye çıkamayacak olmaktan korkarım ben, bir de bu oyunu izleyemeyeceğim diye stres olmaya başladım iyi mi.. bu arada bir daha ki oyunu, oyunun metni ile izleyip işaretleyeceğim nereleri atmışlar diye, aynısını oynamam lazım, oynamadan ölürsem tam ölmüş sayılmam baştan söylüyorum.. benim adımla onlara hitap etmen de enteresan ya, şimdi ben stalklanıyor muyum seni sevenler tarafından, birden bir garip hissetim ya, erkekleri kadınlar stalklar beni erkekler.. bazen düşünüyorum benim kadar basit bir adam var mıdır, geçen Ankara’ya gitmiştim ya, sosyal girişim kongresi için, orada yardımcı asistan olarak bir arkadaşım bana eşlik etti, sevgili Büş Büş, canım Yengeç’im ya, duygusal pıtırcık, bana şey dedi, ‘Şivan sen çok kolay mutlu edilirsin bence, seversen de bırakmazsın çok seversin’ dedi, benim cevabı kes, kıymet mi biliyor ki kadınlar! Resmen kadın gibi cevap vermişim, yalan mı.. zaten duygusal cevap verirsen kadın, hanzo gibi cevap verirsen erkek oluyorsun. Şimdi sana sarılmak için neler vermezdim diye düşündüm “Sadece seni vermezdim bir daha” öyle karar verdim.. yeter sanırım bu kadar yazmak.. insan ister ki, bu yazıyı okuduğunuz kadar da sabrınız olsun hayatta ve harika sağlıklı mutlu bir aileniz olsun, eğer varsa zaten tamamını, uzun yıllarda erdirsin, harika bir yaşam yakanızdan düşmesin, sevin, sevilin, sevişin, iletişim kurun, kızın, bağırın, haykırın ama bitiş noktası omuzlar, sonra boyun, sonra yanaklar devamı sizde zaten biliyorsunuz. Sarılmadan uyumayın gece uyanırsanız nefesini arayın bulun öpün bir şey olmaz uyansın hemen uyur yine, aşk dürttü derseniz sorarsa, kızar belki ama sonra hoşuna gider unutmaz alışkanlık haline getirir sonra dayanamaz meraktan o da aynını size yapar, sen beni dinleeee, ya da okuuuu… düğüne falan gidersin ya çok şık şekilde kapıdan tam çıkacakken ben böyle baya baya makyajını dağıtmak, öpmek, kıyafetini falan çekiştirmek istiyorum, ne şekilde olacağını şuan detaylandıramam ki anlattım dinleseydin, sen zaten beni dinleseydin demeyeceğim dinledin ki kendi hayatını yaşıyorsun, güzel harika bir ailen olsun diye da.. Annem geçen oğlum hadi yemeğe diyor, Asi geldi odaya, oğğluuumm hadiii diyor, bu kız benim için çok özel ya, aramızda fantastik bir iletişim var, ağlıyor kıskanıyor oyuncakları alıyor, birkaç dakika sonra “Hadi ama oyuncaklarımla oynayalım” diyor en kral arkadaşı benim sanırım, bu ara kelimelerin manasını çözmekte kendisi, hangi kelime ne anlama geliyor, bir de her farklı davranışı açıklamak zorundasınız gözünden kaçmıyor kesinlikle, yapıştırıyor soruyu.. Zarifem yaa.. neyse hadi yeter saat dörde geliyor, duygusala bağlamaya başladım, kaç gündür yatıyorum ama uyuyamıyorum. Kaç gündür yatıyoruz ama ayrı, ne kadar enteresan değil mi, aynı dünya da, aynı ülkede, aynı şehirde ayrı yatıyoruz seninle ne garip..

Güzel uyu

27.05.2017 Cumartesi, 03:58