Aşk

 

“ İki kişi birbirini sever de kavuşurlarsa Mutluluk, biri kaçar öbürü kovalarsa Aşk, ikisi de sever lakin kavuşamazlarsa işte o zaman Efsane olur..” muş..

 

Günümüzde ne Mutluluk, ne Aşk, ne de Efsane kaldı.. Saygı mı kaldı, sevgi mi kaldı ? kaldıysa neredeler ? bilen adresini paylaşsın olmaz mı ? sosyal medyada olmadıkları kesin sanırım, insta fotolarında mı mesela, hiç tanımadığın sadece etin için sana msj atanlarda mı ? yada face de yalnız fotolarına like yapıp yürüyenlerde mi ? twitter da laf sokup dikkatini çekenlerde mi ? kadın erkek ikisi de aynı bence günümüzde, mağdur yok, herkes her şeyi bilir, yapar, görür, seçer, tercih eder oldu..

 

Nerede bu Aşk ? koşulsuz sevgi, amaçsız, arka  planda strateji gütmeden, kullanmadan karşındakini, baya yani yalnızca gözleri için, dudakları için, ruhu için, kalbi için, sesi, nefesi için seven, koklayan, bağrına basan yok mu ? hep mi bir zoka atma, hazırda 5 kişiyi bekletme, hangisini seçsem stresi, en zengini hangisi ? en beni yaşatacak olanı hangisi ? Bu mu Aşk ? midede uçuşan kelebekler vardı, sıcak bir şeyler düşerdi hani karnımıza, uyku tutmazdı geceleri, rüyalar vardı kavuşmayı anlatan..

 

Öldü mü Aşk yoksa ? yok artık ya.. e hani ölümsüzdü.. instagramdaki lüküs hayatlar çıkana kadar mıydı ? elini tutmak için birkaç sene boyunca hayali ile her gece geberen hasretlikten, kıvranan gençlik nereye gitti ? oha onlarda mı öldü ? tweet mi atıyor herkes şimdi ? e enteresan.. değil bence enteresan falan değil, herkes normal de bir ben mi enteresan, bana mı enteresan, ayak uyduramıyorsam mı enteresan, ayak uydurmak istemiyorsam mı enteresan, sevmiyorsam mı? sevemiyorsam mı?

Bu yeni “Aşk”ı enteresan geliyor ve ben eski “Aşk”ı özlüyorum, olamaz mı ? hani şu avuç içinin avuç içine değdiği aşktan.. düğüne gittiğinde onunla, işte bu kız gelinden bile güzel demek, içinden demek ama tabi.. ayıp gelin duyarsa üzülür..

 

Zaman hızlı akıyor artık, insan çok sevemez diye düşünürdüm şimdi maşallah sev sevme sev sevme bu ne hız yahu! Arkadaşım geçen “bir kızla tanıştırdılar tam yemeğe davet edecektim 3 gün geçmedi ki daha biriyle çıkmaya başlamış instagramını dışa kapamış” dedi, bastım kahkahayı napim, “normal” dedim ne diyeyim. Bazen bana soruyorlar kaç tane kız arkadaşın var falan diye, sanat sektöründe faaliyet gösteren herkesi, kadını da, erkeği de, potansiyel olarak hepimiz “Orospu” olarak görülüyoruz sanırım, parayla vücudunu satan cinsten değil sanırım ama ruhu bu cinsten olanı kastediyorlar.. neden düzgün bir şekilde çalışıyor olmak insanların inanması için yeterli bir sebep olarak görülmüyor, çok enteresan. Biz ki Aşk için oyunlar yazıyoruz yönetiyoruz oynuyoruz, böyle yaşamak Aşk’a ihanet olmaz mı ? her şey akıllarda seks mi ? uyuşturucu mu ? sektör bu mu ? sanat bu mu ? Aşk bu mu ? bu kadar basit mi her şey ?

ön yargılar, yargılar, yargılarla yargılayanlar ve yargılananlar...

 

“Fuck Body” diye bir kavram girdi kapitalizmden, emperyalizmden bize.. hakikaten girdi.. yalan yok bazen midem bulanıyor düşündükçe, nasıl psikolojiler bunlar ? nasıl toparlanacaklar gelecekte ? doğrularını kaybettiklerinin ne zaman farkında varacaklar, varacaklar mı yada.. seks arkadaşı imiş Türkçesi, sadece seks yaptığın insan demekmiş, duygu yok, gelecek yok, geçmiş yok, sadece o an var, sevgiliden de sayılmıyormuş öyle diyorlar, soru şu kaç sevgilin oldu ? fuck body ler hariç ? insan önce şaşırıyor tabi ama sonra alışıyorsun, e piyasası varmış onun da. Mide gerekiyor sağlam..

 

Bazen bu dünya ya ait olmadığımı düşünüyorum. İnanmaya başladım yavaş yavaş.. bir teni, bir sesi, bir saç telini, bir kulağı, burnu, elleri, göbişi, ayakları, vücudu, ruhu, sevmek bu kadar kolay mı ? bu kadar hızlı mı ? mümkün mü ? olası mı ? nasıl olur ? Neden olur ? bilmem ki, olduğuna göre oluyor, ya uyacaksın ya gideceksin bu diyardan olay gayet net..

 

Evet tanıştın biriyle diyelim, -ki sanmıyorum artık bırak tanışmayı eski camlar paşabahçede bardak olmalı- kafa eski kafada kalmış, hali hazırda 10 kişiyle görüşen, mesajlaşan, konuşan, hadi 3 olsun 5 olsun, nasıl güveneceksin neden güveneceksin, en enteresanı o sana nasıl güvenecek, hep daha zengini yok mudur ? daha iyisi ? dahanın dahası ? zor günler olmayacak mı hiç ? zor zamanlar, parasız çulsuz sıfır zamanları ne yapacaksın, o zaman geri mi dönecek onlara, bu mu Aşk ? hakikaten nedir bu Aşk ? alıp karşımıza konuşabiliyor muyuz Aşk’ı ? mesela ben geriye dönüp aynı insana aşık olabiliyor muyum ? joker hakkım var mı ? uğrunda ölmem gerekiyorsa ölebiliyor muyum ? yada izleyebiliyor muyum hep uyanmayacağım rüyalarda ? kokusu burnumda sesi kulağımda teni tenimde olabiliyor mu ?

 

Dünyadayım ama yokmuşum gibi hissediyorum, ne bilim soyutlandım biraz sanırım, rahatladım da ama sorumluluklar kalktı gibi, gereksiz stresler yok, iş var sadece iş, zaten o da olmasa.. her gün sahneye çıkmak istiyorum sanırım, sahnede uyumak istiyorum hatta, baya yorganla yastıkla uyusam, bir gün sahnem olursa söz verdim kendime ilk gün sahnede uyuyacağım diye.. tamamlıyor belki de sahne ayakta tutuyor ruhu, hep sahneye çıkana kadar “yahu bu işi neden yapıyorum” deyip oyun sonrası bir daha ki oyun ne zamandı diye soran bir zihniyet benim ki..

 

Bana biri sana aşığım, seni seviyorum dese, yemin ediyorum tükürük kaçar boğazıma gülmekten.. acil git başkasını sev derim ama acil.. ne Aşk’ı lan.. Aşk mı kaldı ?

 

Aşk’ın Aşk’ı kayıp bu zamanda Aşk’ı !

 

Birine sana aşığım seni seviyorum diyecek olursam, beni acil doktora götürün beynime oksijen gitmiyordur, daha gençsin, ne olur daha diyenlere de hayranım ya, e bu zamana kadar olanları nasıl açıklayacağız ? ya da açıklayabilecek miyiz ? önemi yok mu.. bence yok.. neden olsun ki.. hayat hızlı hemşo! para var güzellik var huzur var hayaller var sosyal medya var, kim neyi neden beklesin, neden demeyi neden tercih etsin, yaşa gitsin, yok bir şeyin önemi, önemli olan ne istediğin, istediğin olacaksa olmalı önemli olan o, sadece o..

 

Aşk kaldı, geçmişte kaldı, anılarda, hatırlarda, tatillerde, kıyafetindeki kokusunda kaldı, kalan eşyalarında kaldı, rüyalarda kaldı birazdan da göreceğim rüyalarda kaldı, var hala oralarda var, görüyorum konuşuyorum izliyorum kokluyorum ne kadar gidecekse böyle gitsin bakalım.. bir filmde komadaydı adam, suyun içinde dalarak gidiyordu gördüğü Aşk'ının peşinden, aklıma geldi özendim.. gitti peşinden delikanlı adammış.. göremedik nereye gittiler ama bildik beraber gittiler..

 

kaldı "Aşk" bir tane kaldı..

08.11.2016 Salı, 11:48