1 Oda 1 Salon

 

Tabi ya o kadar büyük olmasına gerek var mı, bence yok, bir sen bir ben, yetmez mi ki.. yeteydi bu yazıyı yazmazdım belkide ya, neyse dur güzel şeyler düşündüm ben evimizle ilgili.. kapıdan girişte hafif uzun bir hol var, direk karşısı salon, ama salonda öyle büyük bir salon değil yani, 10 metrekare diyelim hatta belki daha küçük, dedim ya baştan bir sen bir ben, misafir olayı eskide kalmadı mı, gelirse iki üç arkadaş gelir, fazlası gelirse de zaten bir şekilde sığılır ya, sığarız yaaa, tek derdimiz bu olsun yalan mı sende.. salonda iki tarafa açılan büyük bir camekan var, tek ama, alabildiğine deniz görüyor masmavi, bazen yeşilde oluyor ya, e olacak o kadar.. gemiler geçiyor irili ufaklı, zengin bir arkadaş zannettiğimiz fakat belkide patronunu almaya giden bir kaptanda sürat teknesi ile basıyor o maviliğinde içinde, beyaz köpüklü imzasını atıyor.. Kuşlar var tabi bırakırlar mı vapurdaki beleş simidi! Sadece kuşlara simit atmak için simit alanları gördüm, simitçilerde artık kuşlara simit! Kuşlara simit! diye satıyorlar iyi mi, bence değil, sensiz hiç bir şey iyi değil ki.. gök kuşağı arada bir geliyor ziyaretimize bende burdayım gençler! diyor. Mutfak hemen girişin solunda salona giriş de var tabi aynı pencere gibi o da kocaman açılıyor, küçük bir mutfak ama ada var ortasında, sabahları sohbet etmek için yaptırdık ya hani, doğru senin haberin yok, ben hayal mimarisinde inşa ettiğimi unuttum, hoş zaten sen gelince büyük ihtimalle hiç biri gerçek olmaz, erkek ister kadının dediği olur uygarlığın başından beri bu değil mi kural hatta gerçek.. ufak ama şirin mutfak, şık döşenmiş, zarif diyelim, fazla eşya olmayan.. salon da öyle hoş, bir tv var bir de köşe koltuk takımı, e tamam müzik setini unuttum, akşamları güzel oluyor müzik dinlemek, gözleri kapatıp deniz esintisinde hayallere dalmak.. gece deniz araçları önünü görmek için ışık yakmadığından manzara çok olmuyor kabul.. ya ay? yıldızlar.. gündüz güneş izin vermiyor ama hakkını yemeyelim şimdi akşama doğru gidince bulutlar harika.. yıldızlar gökyüzü gözlerimiz kapanana kadar bakıyoruz düşünsene! Sarhoş olmanın böylesi.. duvarda tablolar var senin yaptığın, yapmaya çalıştığın diyelim, tamam kızma harikulade enfes tablolar, nasıl şimdi oldu mu, şaka bir yana emek var tamam.. salonun yanında banyo, onun yanında da yatak odası bu ikisi tamamen sana ait o yüzden ben anlatmıyorum, biliyorum ama anlatmıyorum yani anlatmak zorunda değilim sürpriz olsun sana da bana da.. kutu gibi derler ya o misal ya, temizlik derdi yok, seslendim duymadı derdi yok..gözlerini görmeme derdi yok.. elini tutamama derdi yok.. kutu gibi da işte..

 

Sen evde yalnız kalma zaten, msjlarda msjlar hadi gel film aldım, hadi gel yeni albümü çıktı, hadi gel yemek yaptım.. yahu sanki ben gitmek istiyorum işler güçler işte.. nerdesin napıyorsun nerdesin napıyorsun sesli msj at foto at konum at, at da at.. sana msj mı atayım yoksa önümemi bakayım, sonra dizine noldu bacağına noldu, ne olacak tabelalara çarpmaktan belediye bana dalacak artık!

 

İnsan sevince özlüyor sanırım, özleyince de seviyor.. bu kadar güzel bir paradoks görmedim hiç.. hiç senin kadar güzelini de görmedim ya.. ne zaman hayatıma gireceksin acaba, ne zaman “Merhaba” diyeceksin, ya da “Evet” diyeceksin yada her ne kelimeyse hangi dildeyse neyse onu diyeceksin.. bir şey demen için önce var olman gerekiyor, doğru asıl sorun burda sanırım, var olman için de şuan dünyada olman gerekiyor, bir yerlerdesin belki de, belki de değilsin.. hoş var olsan da bunca curcuna içinde neden nasıl konuşucağız o da kara komedi.. wassap, yüzkitaabıı, kuş, fotocu bunlarda hayat o kadar hızlı akıyor ki kafayı kaldırmaya zamanın mı olacak ki, insan buralarda doğrusunu kaybediyor, beni seni bırak, beni zaten bırak da, ne o ya öyle nemalanıyormuşum gibi oldu.. neyse olumsuza bağlamak istemiyorum.. aha fırından kek kokusu geliyor kek! En sevdiğim! Bir de defalarca izlediğimiz her sahnesini bildiğimiz bir film koyduk mu oldu bu iş.. çay benim işim bu arada, o konuda teşekkürler yardımlarınıza ama gerek yok, dermişim, şakaaaa demle be istiyorsan sen demle, açık olsun nasıl olursa olsun.. biz erkekler böyleyiz şimdi yoksun ya demle diyorum geniş geniş, olsan yanımda, yok açık oldu, yok şöyle oldu, böyle oldu, sallarız kesin bu veya benzeri sitemleri.. o yüzden yoksun ya belki de.. ha şunu bileydim, evet biliyorum.. bilerek yaşamak enteresan tabi, yeni bir boyut diyelim, kendinle tanışmak belki, özlemenin karesi belki de, küpü hatta, bu rüya işine çözüm bulmak lazım, sabahları feci zor oluyor.. dağıldım gene galiba, galiba değil baya dağıldım sanırım neyse toparlarım birkaç saate..

03.11.2016 Perşembe, 14:53