Üsküdar

“Peki” dedim tamam, ben gelirim oraya, sırt çantam var deyince, kıramadık tabi ki.. bir efendi adam, bir kadını kırmamalı değil mi.. kırmadık biz de.. sanki çok önemli bir şey gibi de anlatıyorum ya.. Kadıköy’den Üsküdar’a geldim hepsi o. öyle ya da geç oldu güç olmadı buluştuk işte.. Çeşmenin orada beklerdim liseye giderken arkadaşlarımı, malum buluşma yeri. Çok beklemedim geldi. Bir turuncudur harika arkadaş! Bittim ayakkabılarına oldukça şirin tatlıydı. Saçlar “Balık Sırtı” !!! şaka falan yapmıyorum, gayet ciddiyim! Çarşı içinde adam balık ekmek yapıyor ama ekmeği kızartıyor, oraya gittik, hoş ramazan diye olabilir, ustanın performansı çok iyi değildi. Ramazandan sonra söylenirim en tatlısından. Hastalık sohbetleri yaptık, tatsız başladık kabul. Bizi de bırakmıyor bu ara hastalık, hoş hayatta sağlık ile ilgili olanlar dışında da hastalıklar hep yok mu? Olumsuz düşünmek mesela hastalıkların başında gelmez mi? neyse..

Sahilde yürüdük.. e ben sezonu açtım artık.. Caddebostan senin, Kadıköy benim derdim ki, Üsküdar’da, çocukluğumun geçtiği Şemsipaşa’nın hemen önünde harika minderler masalar çaylar kahveler falan.. harikulade! Sahili yürüdük yürüdük sonra oturduk, tam kız kulesinin önüne! Müzikli bir tekne gelip tam aramıza park edene kadar her şey harikaydı.. şaka gibiydi ya.. çalan şarkı şarkı değil zaten, adamın bir beste tarzı var tüm şarkıları aynı, heh bildiniz işte ta kendisi!

Kadınlardan dert yanarken buldum kendimi farkında olmadan, “Sende anlatsana“ diye geri zekalıca bulduğum bir soruyu sordum, erkek arkadaş soran ben, rahatsızlandım herhalde, ne diyeyim yani bu duruma, kendimi aşmışım. Öyle soruya böyle kapak gelir işte “bende bitti mi biter, ne ararım ne de bakarım konuşurum” dedi. Kapağın kralı bu işte. Gurur duydum, kadın dediğin budur dedim! “Senin ortam sorunun olabilir böyle denk gelmen” dedi. Helal olsun! Konuştuk falan filan, oradan buradan, işlerden güçlerden.. sonra o üşüdü, tabi ki görev başında olan ben, hırkamı verdim. Kalkarken de giysene dedim, sahil feci esiyordu. Tereddüt etti, giydirdim zorla! Üşümesin da.. yürüdük biraz daha. Banka oturduk, tam gemilerin geçiş noktasına, muhabbetin dibine vurduk desem bence yeridir. Gemileri kaptan, çarkçılar falan anlatırken buldum kendimi bir ara. Sonra kadın erkek ilişkilerini konuştuk, kadın neden aldatır? Erkek neden aldatır falan garip konuları kaşıdık, örneklendirdik bir de üstüne gözlemlerimizden. Ben bir ara dedim ki bu kız öpülür bu dudaklardan, net yani, tabi ki aksiyon nerdeee!! O kadar da değil.. her sohbet ettiğimi öpecek olsam sanırım öpüşmek üzerine bir hayatım olurdu. Kadınların paraya değer vermeyeni, en azından vermediğini belirteni diyeyim, vermeyeni olsa karım olurdu sanırım, bulamıyoruz ki arkadaş! Neyse, bu tarz sanırım benim hoşuma gidiyor, ihtiyaç kadar parayı önemsemek, belki de parayı önemsese de en üst sıraya koymamak, ondan daha değerli olması gerekenleri ondan daha üste koyulması. Gurur duyuyorum bu tarz insanlarla ve kendilerine de bunu söylüyorum, hayatımda biri yok, ama hayatıma girsen de girmesen de diyorum, seninle gurur duydum böyle kalmanı çok isterim. Hepsi bu. bu durumun maddi durumunun iyi olmasıyla da etkisi olabilir şüphesiz. bu durumu da göz ardı edip kimseye haksızlık etmemek lazım, tüm kadınlar en iyisine layıktır, en iyisinin maddi değeri de en pahalı olandır.. ama işte neye en iyisi dediğinizi iyi belirlemek lazım, hissetmek ya da..

Marmaraya indik sonra, sırt çantaları ile ben doğu bloğu bir Avrupa ülkesinden batıya geçiyoruz sanki gibi dedim, öyle hissettim napim söylemeyeyim mi, çok tatlı iki turist gibiydik. "Seninki geliyor" dedi, treni kastederek, "benim bir trenim mi oldu" şimdi dedim, heyecan yapmıştım oysa ki.. geldi tren bindim, ayrıldık. Hep ayrıldık yazıyorum zaten uyuduk olsa olmaz mı mesela.. kınıyorum kendimi! Neyse bu yazının konusu değil uzatmayacağım ruh durumlarımı. Hissi vuku kalbe! Bak bu sefer hatırladım! Bu da bir aşama.. hayat hep bir aşama.. aşama diye sanırım.. ya da aş ama diye olabilir.. hep bir bahane ya zaten ama ama ama.. güzeldi Üsküdar, özlemişim vakit geçirmeyi..

19.06.2017 Pazartesi, 01.02